Ziyram Eser ile Pancarın Şekere Dönüşüm Hikayesi..

Güncel 9 Ekim 2017 15:34
Videoyu Aç Ziyram Eser ile Pancarın Şekere Dönüşüm Hikayesi..
A
a

Kırşehir Şeker Fabrikası Müdürü Ziyram Eser; Aşıkpaşa Gazetesi Muhabirleri Ceren Öncül ve Dilek Köysüren ile Röportaj Gerçekleştirdi…

Kırşehir Şeker Fabrikası Müdürü Ziyram Eser Gazetemiz muhabirlerinden Ceren Öncül ve Dilek Köysüren ile Kırşehir şeker fabrikası  pancar alımları , pancarın şekere dönüşme aşamaları ve Kırşehir şeker fabrikası ile ilgili bir çok merak edilen konuları ele aldı detaylar haberimizde..
 
 1 Yılda ne kadar ton pancar alımı yapılıyor işlenen pancar ve çıkan şeker miktarı ne kadardır?
Ziyram Eser; 2016 Yılında 590.576 ton pancar tesellümü yapıldı, bu senede 545.000 ton pancar tesellümü yapılacağını, işlenecek pancar 510.000 ton, çıkacak şeker miktarı 71.000 ton olacağını tahmin etmekteyiz.
2016- 2017 yılı işletme şeker oranı ne kadardır?
2016 yılında işletme şeker oranı %17.37 olarak gerçekleşti. Bu senede bu değere yakın olacağını tahmin etmekteyiz.
Şeker stoklamasında sorunlar yaşıyor musunuz? Şeker ambarınızın kapasitesi ne kadardır?
Şeker ambarımızın kapasitesi 42.000 ton’dur. Fazlasını değişik satış usulleriyle satmak veya başka yerlerde depo kiralayıp stoklamaktayız.
Ürünlerinizin satış usulleri nedir?
Üretilen şekerin tamamını peşin, indirimli veya vadeli satış usulleri ile satmaktayız.
Nakliye de sorunlarınız var mı herhangi bir nakliye firmasıyla anlaşmanız var mı?
Pancar nakliyesi için her sene ihale yapılır, kimde kalırsa o firma pancarı taşır. Şeker nakliyesi şekeri alan firmaya aittir, kimi isterse ona taşıttırır.
Kırşehir şeker fabrikası olarak 1 yıllık şeker işleme kotanız nedir?
Fabrikamızın günlük pancar işleme kapasitesi 4.000 ton’dur. İdeal çalışma süresi 120 gün olduğundan yılık işleme kotamız 480-500 ton civarıdır. Fazla ekilen pancarlar civar fabrikalara gönderilmektedir.
Pancar miktarınız fazla olduğunda kalan pancarlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Pancar miktarı fazla olduğundan Kozaklı bölgesi ve Mucur bölgesinin bir kısmı Çorum Şeker Fabrikasına gönderilmektedir.
Fabrikanın yakınlarında yer alan mandıra kokusunun şekere sinmesi konusunda medyada birçok haber çıktı işin aslı nedir siz bu konu hakkında neler söylersiniz?
Mandıra şimdilik lojmanlarda kalan sakinleri rahatsız etmektedir. Şekere kokunun sinme olayına rastlamadık, mandıra kapasitesi her geçen gün artmaktadır, ileride ne olur bilemeyiz.
Kırşehir Şeker Fabrikası Türkiye sıralamasında kaçıncı sırada yer alıyor? Kırşehir Şeker Fabrikasının özelleştirme ile ilgili çıkan haberleri hakkında neler söylersiniz?
 
25 Fabrika arasında ilk 5’e girmekteyiz, Orta Anadolu bölgesi içerisinde ilk sıralardayız.2000 yılından beri özelleştirme kapsamındayız. 2011 yılından beri ihaleye çıkılmadı. Bundan sonra ne olur bilemeyiz.
Taşeron çalışan işçi sayınız ne kadardır? Taşerona kadro hakkında çıkan haberlerin doğruluğu nedir?
12 ay çalışan taşeron 116 kişi, kampanya dönemi için alınan 394 kişi, toplamda 510 kişi civarındadır. Taşerona kadro konusu hükümeti ilgilendiren konu bununla ilgili bir şey söyleyemeyiz.
Türkiye’de Şeker fabrikalarının kuruluş amacı:
     Türkiye'de Şeker Fabrikaları kurulması amacıyla Osmanlı İmparatorluğu zamanında (1840-1899) ve ondan sonraki yıllarda bazı teşebbüsler olmuştur. Ancak bu teşebbüslerden hiçbirisi uygulama alanına konulamamış ve bir istek olmaktan ileri gidememiştir. 
     Şeker Fabrikaları kurma teşebbüslerinin gerçekleşebilmesi ancak, Büyük Önderimiz ATATÜRK'ün kurduğu Cumhuriyet döneminin sağladığı geniş imkanlar sayesinde olabilmiştir. Bu istikametteki ilk ciddi teşebbüs Uşak'lı Molla Ömeroğlu Nuri (Şeker) adında bir çiftçi tarafından başlatılmıştır.  2001 yılında Kırşehir Şeker Fabrikaları işletmeye açılmıştır.
 
Pancarın şekere dönüşüm aşamaları:
       PANCAR ŞEKERİ FABRİKASYONU
       Şekerin Hammaddesi
     Şeker üretimi ilk kez şeker kamışı (saccarum officinarum) bitkisinden Güney Asya'da yapılmış ve oradan dünyaya yayılmıştır. Yurdumuzun iklim koşulları şeker kamışı bitkisini ekonomik olarak yetiştirilmesine elverişli değildir. Dünyanın ılıman ve serin olan kuzey yarım küresi şeker pancarının (beta vulgaris) alanıdır. Büyük araştırma ve bilimsel çalışmalarla ekonomik değer kazardırılan şeker pancarı iki yıllık bir bitkidir. Birninci yılda büyükçe bir kazık kök meydana getiren bitki ikinci yılda dallanır çiçek açıp tohum verir. 
     Şeker pancarı yüzyıllarca sebze olarak kullanılmışkan 1747 yılında Berlinli Marggraf pancarı islah ederek şeker üretimi çalışmalarına başladığı zaman pancar kökünde sadece % 0.5-1,5 oranında şeker vardı. Günümüze kadar sürekli çalışmalarla şeker pancarı türlerinde şeker oranı % 14-25'e kadar yükseltilmiştir. Şeker pancarı bitkisinin bazı yabani türlerinin menşei Anadolu olduğundan yurdumuz şeker pancarı tarımına çok elverişlidir.
       Pancarın Fabrikaya Ulaştırılması
     Şekerin fabrikasyonu süreci tarladan hasadı yapılan pancarın fabrikaya getirilmesinden sonrasıdır: Fabrika sahasına ulaşan pancar, önce silolanır, sonra yardımcı tesisler aracılığıyla pancar yüzdürme kanalına sevk edilir. Pancarın silolardan fabrikaya ulaştırılması için kendi ağırlığının en az sekiz-on katı kadar su harcanır. Pancarın su ile sevk edilmesi sırasında pancar aynı zamanda üzerindeki kum ve toprağın bir kısmından da kurutulur. 
      Silolarla fabrika arasında; pancar akımını ayarlamaya yarayan "pancar ayar çarkı", fabrikaya pancarla gelen taşları ve otları ayıklayan bir "taş tutucu" ve bir "ot tutucu" bulunmaktadır.
       Pancarın kıyılması
     Fabrikaya ulaşan pancar bir pancar pompası ile "yıkama teknesine" alınır, yıkama teknesinin çıkış ucuna ulaşan pancar bir elevatörle " pancar bunker"ine taşınır. Bunkerin altındaki bıçaklardan "pancar kıyımı" olarak çıkar. Kıyım haline gelmiş pancar üzerinde otomatik olarak tartıldığı kıyım bandı ile difüzöre (difüzyon kulesi) doğru gider.
       Şerbet Üretimi
     Pancar kıyımı difüzöre girmeden önce difüzyon sıcaklığına yaklaşması için haşlama teknesinde önce "ham şerbet" ile muamele edilir. Şeker fabrikalarında pancar kıyımındaki şekerin sıcak su aracılığı ile alınmasını sağlayan tesislere difüzyon cihazı adı verilir. Difüzyon cihazlarında 73-75 C lerindeki sıcak su ile temasa gelen pancar kıyımındaki şeker difüzyon olayı gereğince konsantrasyonu yüksek olan ortamdan, yüksek sıcaklık nedeniyle denature olmuş hücrelerden, konyantrasyonu düşük olan ortama, yani sıcak suya geçer. 
     Son yıllarda çok çeşitli difüzör tipleri geliştirilmiştir. Bütün difüzyon cihazları ters akım prensibine göre çalışır. Pancar kıyımı difüzor içinde aşağıdan yukarı helezon ile taşınırken ters yönden gelen sıcak su ile karşılaşır ve şekerini suya bırakır. Yeterince şekersizlendirilmiş olarak difüzyon cihazını terk eden pancar kıyımı küspe preslerinden geçirilerek bünyesindeki suyun fazlasından kurtarılır. Sıkılmış küspe ya hayvan yemi olarak doğrudan çiftçiye verilir ya da uzun vadede yararlanılacak şekle getirilmek üzere küspe kurutma tesisine iletilir.
       Şerbet arıtımı
     Difüzyon cihazından çekilen ham şerbet gri-siyah renkli, oldukça viskoz , % 12-17 arasında çözülmüş madde ve pancar kırıntıları ve doku parçacıkları kapsayan , berrak olmayan bir şeker çözeltisidir. Ham şerbet, önce pancar kırıntılarıyla doku parçacıklarından temizlenmek üzere çok ince metal süzgeçlerden geçirilir, buna "mekanik arıtım" denilir. Asıl arıtım kimyasal usullerle yapılan arıtımdır. Şerbet arıtımı ile ulaşılmak istenen başlıca amaç ham şerbette bulunan şeker dışı maddeleri(şdm) şerbetten ayırmak ve bu surette arılık derecesi olabildiğince yüksek bir şerbet elde etmektir. 
     Şeker teknolojisinde, "arılık derecesi" deyimi, bir şeker çözeltisini kapsadığı tüm kuru madde içindeki şekerin yüzde payıdır. 
     Ham şerbetin arıtımı kireçle yapılır. Bu hususta şimdiye kadar çok çeşitli maddeler denenmişse de sonunda kirecin hem ekonomi hem de teknoloji açısından en elverişli seçenek olduğu anlaşılmıştır. Her şeker fabrikasında kirecin taze olarak hazırlanması için kireç ocakları bulunur. Bu ocaklar modern ve otomatik tesislerdir. Ocağa üst taraftan verilen kireç taşı (CaCO3) –kok (C) karışımı ocağın yanma bölgesinde hava akımı ile yanar ve bu reaksiyon sonunda kireç (CaO) ve karbon dioksit (CO2) meydana gelir. Elde edilen kireç otomatik cihazlarda söndürülerek kireç sütü ( Ca(OH)2) haline getirilir ve ham şerbetin arıtımında kullanılmak üzere fabrikadaki kireçleme istasyonuna iletilir. Kireç ocağında, yanma sırasında açığa çıkan karbondioksit gazı dışarı atılmaz, özel pompalarla emilir, yıkanır ve fabrikada satürasyon (karbonatlama) istasyonuna iletilir. 
     Kireçleme işlemi iki kademe olarak yapılır. Kireçlemenin amacı ham şerbetteki kolloidleri pıhtılaştırmak ve organik asitleri çözünmeyen kireç tuzları haline getirerek çökeltmektir. 
     Ham şerbete ilave edilen kireçten reaksiyona katılmayan kısmın şerbetten tekrar uzaklaştırılması gerekir. Bu da doğal olarak süzme yoluyla sağlanır. Ancak iyi ve rahat bir süzme işlemi için şerbetteki kireç fazlasının karbondioksit yardımıyla kalsiyum karbonat haline getirilmesi gerekir. Karbonatlama adı verilen bu işlem, satürasyon istasyonunda, dikey kazanlar içinde yapılır. Bu karbonatlama işlemi de daha iyi sonuç almak amacıyla iki kademede yapılır. Birinci karbonatlama işlemi sonucu elde edilen çamurlu şerbet çamur preslerinden veya döner süzgeçlerden geçirilmek suretiyle, pıhtılaşmış kolloidleri organik asitlerin kalsiyum tuzlarını ve ham şerbet içindeki mikroorganizmaları da birlikte sürüklemiş olan kireç çamurundan ayrılır. Daha uygun bir şekilde yürütülen ikinci karbonatlama sonunda elde edilen şerbet, süzüldükten sonra "sulu şerbet" adını alır.
       Sulu Şerbetin Buharlaştırılması
     Sulu şerbet, %12-15 oranlarında kuru madde kapsayan açık sarı renkli, berrak bir şeker çözeltisidir. Çok seyreltik olması nedeniyle, sulu şerbet, doğrudan doğruya pişirme istasyonunda işlenmeye elverişli değildir. Bu nedenle sulu şerbet özel buharlaştırma istasyonunda kaynatılmak suretiyle, % 60-65 ve hatta bazı hallerde % 70 oranında kuru madde kapsayan bir çözelti haline gelinceye kadar buharlaştırılır. Bu suretle ele geçen yüksek derişimli şeker çözeltisine " koyu şerbet" adı verilir.
       Şekerin Kristallendirilmesi
     Kristalizasyon, kimya sanayinde her zaman kullanılan bir fiziksel arıtım şeklidir. Belli bir arılık derecesindeki bir şeker çözeltisinden – örneğin koyu şerbetten- kristalizasyon yoluyla elde edilen şekerin arılığı, orijinal çözeltinin (koyu şerbetin) arılığından daha yüksektir. Buna karşılık kristalizasyondan, orijinal şeker çözeltisine – yani koyu şerbete- oranla daha düşük bir arılık derecesinde olan bir ana şurup kalır. Bu ana şurupla yapılan ikinci bir kristalizasyon sonunda elde edilen ikinci ana şurup veya duruma göre, üçüncü kristalizasyon sonunda elde edilen üçüncü ana şurup artık yüksek oranda şeker kapsayan bir çözelti olmasına rağmen, kristalizasyona elverişli olmayan, düşük arılık derecesinde bir çözeltidir. Şeker sanayinde buna son şurup veya "melas" denilir. 
     Şeker sanayinde kristalizasyon işlemi vakum altında çalışan ve bir buhar kamarası aracılığı ile ısıtılan dikey kazanlarda yapılır. Yüksek konsantrosyonlu (derişik) bir şeker çözeltisi normal basınç altında, 100 C'- den yüksek sıcaklıkta ancak kaynayabilir. Halbuki böyle yüksek bir sıcaklıkta kaynatılan şeker çözeltisinde şeker, sıcaklığın etkisiyle parçalanır. Bunu önlemek ise ancak kaynatma işleminin düşük sıcaklıklarda yani vakum altında yapılmasıyla mümkündür. Bu nedenle şekerin kristallendirilmesine yarayan bu kazanlara "vakum kazanları" da denir. Uygulamada sürekli bir hareket altında yürütülen bu kristallendirme işine "pişirim" adı verilmiştir. Pişirim sonunda elde edilen çok koyu, kristalli kütleye ise "lapa" denir. Vakum cihazlarında pişirimi tamamlanan lapa yatık silindir şeklindeki dinlendirme kaplarına boşaltılır. Dinlendirme kapları, lapayı sürekli hareket halinde tutan bir karıştırma tertibatı ile donatılmıştır. Dinlendirmenin amacı lapanın sıcaklığının düşürülmesi ve aynı zamanda kristalizasyonun geliştirilmesidir. Kristalizasyonu tamamlanmış olan lapa yüksek devirli santrüfüjlerden geçirilir ve bu surette ana şurupla kristal kütlesi biri birinden ayrılır. Arılık derecesi bu suretle oldukça yükseltilmiş bulunmasına rağmen bu şeker ürünü, yine de tüketime elverişli nitelikte değilidir. Şeker teknolojisinde böyle ara ürünlere "ham şeker" adı verilir. Bu ara ürünler tekrar suda çözülerek " Klere" adı verilen arılık dereceleri yüksek şeker çözeltileri hazırlanır. Yarı yarıya (veya biraz daha değişik oranlarda) koyu şerbet ve klere karışımının pişirilmesiyle elde edilen ürüne "beyaz şeker " denilir. Fabrikalarımızda üretilen krislal şeker aslında, beyaz şekerdir. 
     Tamamen klereden elde edilen ürüne ise "rafine şeker" denir. Fabrikalarımızın üretimi olan küp şeker ise rafine şekerdir. 
     Santrifüjü oldukça ıslak olarak terkeden kristal şeker önce modern cihazlarda kurutulur, elenir ve tartıldıktan sonra ambalajlanır. 
    Santrifüjden yine ıslak olarak ayrılan rafine şeker preslerden geçirilmek suretiyle küçük ve muntazam parçalar halinde kalıplanır, kurutulur ve modern ve otomatik cihazlarda küçük kutular içinde ambalajlanır.
       Kalite ve İşletme Kontrol
     Bir şeker fabrikasında düzenli ve verimli bir çalışmanın sağlanması ve sürdürülmesi için bütün faaliyetlerin ve şeker fabrikasyonunun hem maliyet hem üretim ve zayiat açısından sürekli ve dikkatli bir kontrol altında tutulması gerekir. Fabrikalarda, fabrikasyon sırasında yapılması gereken kontrol görevi laboratuvara verilmiştir. Her türlü modern kontrol ve analiz cihazlarıyla donatılmış bulunan laboratuvar, tüm kampanya süresince fabrikasyonun her kademesini sürekli bir kontrol altında tutmak suretiyle normalin üzerinde olan herhangi bir şeker kaybını saptar ve bunun önlenmesi olanağını sağlar.
 
 
HABER:Ceren ÖNCÜL &Dilek KÖYSÜREN  
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

anket ANKET

hava durumu HAVA DURUMU
e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri