Tuncay Aymelek’ten Mektup Roman

Güncel 2 Ekim 2018 16:29
Videoyu Aç Tuncay Aymelek’ten Mektup Roman
A
a

Yazar Gölge Hırsızı kitabının ardından “Git Konuş Onunla” adlı yeni kitabı ile gündeme geldi.

GİT KONUŞ ONUNLA (2018) geçtiğimiz hafta 23 Eylül 2018 günü, Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen, Kırşehir Kitap Günleri’nde okuyucuyla buluştu. Yazar GÖLGE HIRSIZI isimli psikolojik romanının ardından, bir sene gibi kısa bir süre zarfında yazıp bitirdiği kitabını, İstanbul’daki Cağaloğlu yayınevi tarafından bastırdı. Daha az hacimli olan bu kitap da büyük ilgi gördü. Yazar GİT KONUŞ ONUNLA (2018) 'da okurunu, GÖLGE HIRSIZI’daki kahramanlarının beş yıl sonraki hayatına götürüyor çünkü.Yazarın yeni kitabının özeti şu şekilde “Yağmur isimli genç kız artık okulunu bitirmiş ve doktor olmuştur fakat ta çocukluğundan beri kuzeni olan Rüzgar’a beslediği ilgiyi açığa vuramamış, kardeşi Rüya’nın aşkı olan Rüzgar’a yaklaşamamıştır. Şimdi ise bir kazada yaralanan adam artık onun ilgi ve şefkatine muhtaçtır. Acaba bir doktorla nişanlı olan genç Yağmur, kuzenine nasıl yaklaşacaktır? İşte Yağmur bu gizli ve umutsuz aşkının öncesini ve sonrasını, vefat eden kardeşi Rüya’ya yazdığı mektuplar yoluyla, bir iç döküş tarzında aktarıyor okuyucuya. Bakalım Yeni Aşıkpaşa Gazetesi Köşe yazarı,  Türk Silahlı Kuvvetleri'nde astsubay olarak görev yapan Kırşehirli Tuncay Aymelek, gazetemize yaptığı ziyarette, bize başka neler söylemiş:
Aymelek: 
“Kırşehir Kitap Fuar’ında açtığım stant ve yeni kitabım " Git Konuş Onunla " yoğun ilgi gördü. Beni bu güzel günümde yalnız bırakmayan okurlarıma, eğitimci yazar Ali Özkanlı, müzisyen, Şair İdris Altuner, Kırşehir Dost Sahaf kitapevleri sahibi AbdulbariKarabeyeser , Mahmut koç ve Aşıkpaşa Gazetesi Muhabiri Canan Arıöz’e ayrıca teşekkür ederim.” dedi.
Bununla beraber Kırşehir Belediyesi tarafından organize edilen bu fuarda okurlarıyla ve sevenleri ile buluşan Kırşehirli yazar Tuncay Aymelek, yoğun ilginin nedenlerini açıkladı:
“Türk edebiyatının Balzac'ı Reşat Nuri Güntekin’di…”
“Reşat Nuri Güntekin ve Balzac okuma zevkini az çok tatmış her Türk ve Fransız insanını saran, sürükleyen, alıp götüren birçok romana imza atmışlardır. Dünyadaki her yazar eserlerinde mensup olduğu milletin / halkın hissiyatını, zevklerini, sevgilerini, nefretlerini, sorunlarını, ihtilaflarını, vb. yansıtmaya çabalar. Bir yazar bunu ne kadar başarılı yapabilirse beğenilme ve benimsenme şansı o kadar yüksektir. Yani kendi insanının seviyesine hitap etmeyi, ilgisini çekmeyi, zevkini okşamayı bilmelidir yazarlar. Toplumun her kesiminden, her mesleğinden vatandaş yazarın eserlerinde bir şeyler bulabilmeli, kahramanlarıyla bir özdeşlik kurabilmelidir. Reşat Nuri Güntekin eserlerinde kullandığı dil ve üslupla gerçek bir popülerliğe sahip olmuş, bunu da hiçbir aşırılığa kaçmaması sayesinde başarmıştır. İşte bu nitelikleriyle ünlü Fransız yazar Balzac’a benzemektedir.
Ben de ilkin 2017’nin ağustos ayında yayınlanan ve Habertürk Gazetesi tarafından Türkiye’de, o ay çıkan beş harika kitap arasında seçilen, GÖLGE HIRSIZI isimli romanımdan bahsederek giriş yapmak istiyorum konuşmama. Dünyaca meşhur Fransız romancısı Balzac’ı ve Reşat Nuri Güntekin’i ta çocukluğumdan beri zevkle okurum. Sanırım bu sebepten onlara benzeyen bir edebi üslupla kaleme aldığım bu romanımı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyor, her yaştan okuyucu için bir başucu kitabı olacağını düşünüyorum. Çünkü 480 sayfalık hacimli bir kitap olmasına rağmen, aşırılığa kaçmadan, gündelik hayatta karşımıza çıkacak karakterlerini sunuyorum sizlere. Temelde, "Beyin unutsa kalpte unutur mu?" diye soruyor kitap ve okuyuculara farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Ölümle birlikte yarım kalmış olan bir sevgi hayatı, bir başkasında yeniden can bulabilir mi acaba? Kalbin de bir hafızası var mıdır?
Evet, roman kahramanı Rüzgar, teyzesinin cenaze töreninde kadının manevi kızı Rüya ile karşılaşıyor ve böylece, genç adamın kalbinde, nicedir unuttuğunu sandığı bir aşk yeniden uyanıyor. On beş sene evvel bir trafik kazasında kaybettiği, sevgilisi Güneş'e olan büyük aşkıdır bu. Fakat artık karşısında bambaşka bir kız vardır ve nasıl olur da sevgilisine duyduğu özlem bu genç kızda yeniden depreşivermiştir? Acaba yeni bir aşk, kazada dönemsel amneziye (unutma) uğrayan Rüzgar’ın, hatırasında izi bile kalmamış olan bu eski aşkı nasıl uyandırabilmiştir? Ve acaba ilerde, bu aşkın izlerini silip süpürebilecek midir? Rüzgar nasıl olur da aradan geçen onca seneye rağmen, Güneş'e olan sevgisinin tıpkısını Rüya da yeniden bulmaya başlar ve Rüya nasıl olur da, Güneş'e bu kadar benzeyebilir? Bu türden pek çok sorulara anlamlı bir yanıt arayan GÖLGE HIRSIZI’ndan sonra, şimdi de GİT KONUŞ ONUNLA ile karşınızdayım. “
 
“Ona, gizlice ve umutsuzca âşıktım ve hemen her gün, ikimizin birlikte olduğu, nice mutlu hayaller kuruyordum…”
“Kalbinizi çalacak bu unutulmaz aşk hikâyesine yukarıdaki sözümle başlıyorum. Dediğimiz gibi Git Konuş Onunla aynı zamanda sevilerek okunan Gölge Hırsızı romanının devamı niteliğinde. Yirmi beş yaşındaki doktor Yağmur günlüğünü açıyor ve vefat eden kardeşi Rüya’ya, asla gönderemeyeceği mektuplar yazıyor. Yazdıklarında hepimizin kendisini bulacağı bir şeyler var ama. Çünkü sarsıcı bir duygu yoğunluğuyla ve şiirsel bir dille kaleme alınan bu mektuplar, aslında bir iç hesaplaşma olduğu kadar, aynı zamanda da bir itiraf belgesi. “
“Tıpkı Balzac’ın “İki Yeni Gelin” romanında olduğu gibi iki genç kızın ama bir kuzeni seven iki kız kardeşin yüzleşmesi bu…”
 “Kitabımın temel konusu Balzac’ın “İki Yeni Gelin” romanında olduğu gibi iki genç kızın, ama bir kuzeni seven iki kız kardeşin yüzleşmesi… Yağmur uyku öncesi gördüğü gündüz düşleri sayesinde, iki sevda arasındaki bağlantıları ve bunların yaşamındaki olaylara, şimdiki ilişkilerine, tekrar eden sorunlarına ve içinden çıkamadığı durumlara nasıl sebep olduğunu görmeye başlıyor artık. O böyle, yaşadığı hayal kırıklıklarıyla dün-bu gün arasında gidip gelirken de okuyucuyu da büyük bir ruh ikileminin peşinden sürüklüyor ve hem kendisinin, hem de kardeşinin sırlarla dolu olan geçmiş yaşamını açığa vuruyor. Hani bazı şeyler uzun müddet baskılandıkları için, birdenbire patlayıverirler ya, işte öyle…
Şimdiden psikolojik derinliği ile dikkati çekmeye başlayan bu kitabım Yağmur’un sorularına anlamlı bir cevap ararken, sizi içinize döndürüp, “ona yaz” diyen nedeni de sorgulatıyor ve kalbinizin gizli hayatını su yüzüne çıkarıyor. Belki de senelerdir kutsal bir emanet gibi, nice çabalarla sakladığınız sırrın, bir kaptan yere düşüp etrafa saçılan cam bilyeler gibi, ağzınızdan birdenbire dökülüvereceği an gelmiştir artık. “Çünkü aşk, tavan arasında unutulacak tozlu bir kitap değildir.” Kutsal bir aşkın modern aşkın yalanlarıyla karşılaştığı bir roman Git Konuş Onunla.”
“Çok yakında üçüncü romanımla karşınızda olacağım”
Aşıkpaşa Gazetesi’nden ayrılmadan evvel üçüncü kitap müjdesi de veren Aymelek, çok yakında bu kitabından alıntıları da sosyal medyada ve köşesinde okuyucularıyla paylaşacağını belirtti. Kırşehirli Yazar Tuncay Aymelek’e hedefleri doğrultusunda başarılar diliyor ve çok teşekkür ediyoruz. (HABER: CANAN ARIÖZ)



 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

anket ANKET

hava durumu HAVA DURUMU
e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri