Kırşehir değerleri dünya ölçeğine taşınmalıdır.

Röportaj10 Haziran 2014 08:58
Kırşehir değerleri dünya ölçeğine taşınmalıdır.
A
a

 Tarihi ve anıtları ışığında Kırşehir mezar taşları yazarı Mehmet Göktürk: Kırşehir’in özellikle Türk dönemi;  mekânları, olayları, kişilikleri, fikirleriyle son derece ilgi çekicidir. Bütün bunları ülkemize ve dünyaya taşımalıyız.
 
        Yeni Aşıkpaşa: Sayın Göktürk söyleşimizi ilimizde “Somut ve Somut olmayan kültür varlıklarının mevcut durumuna dair neler söylersiniz?” sorusuyla açalım.
        Mehmet Göktürk: “Kırşehir değerlerini, tarihi ve kültür varlıklarını neden dünyaya taşımalıyız?” açısından bakarak sorunuza açıklık getirelim. Böylece sorunuz söyleşimiz boyunca doğal olarak cevaplanacaktır.
        Yerelde, uzun zamandan itibaren; 20-25 yıldan beri lokal olarak Kırşehir tarihi ile somut ve somut olmayan kültür varlıkları üzerine maalesef fazlasıyla politik argümanlar üretildiğini düşünüyorum. İlimizin başta gelen doğal varlıklarından Seyfe Gölü konusunda ilerleme kaydedilmemesi doğal varlıkların da aynı argümanlara sahne olduğunu gösteriyor.
        Kırşehir yerelinde soyut ve somut kültür varlıklarının değerlendirilmesi ve gelişme alanında patinaj içinde olunduğu görüşündeyim… Patinajı önlemek, istismarlardan uzaklaştırmak için Kırşehir tarihi, soyut ve somut kültür varlıklarını dünya ölçeğine taşımalıyız. Bu yolda bugün ve gelecek için Ahi Evran Türbe ve Zaviyesi ile Kırşehir Cacabey Medresesi’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne alınması etkili bir gelişmedir.
        Yeni Aşıkpaşa: Sayın Göktürk Kırşehir anıtlarının UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınması yolundaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?
        Mehmet Göktürk: Öncelikle devlet memuru olduğumu belirtmeliyim. Bunun yanında bir vatandaşım. Başkaca özel ve tüzel kimliklerim var. Yine belirtmeliyim ki her alanda olduğu gibi kültür, sanat, turizm, tanıtım alanlarında ehliyet ve liyakat şartı vardır. Ülkemiz ve Kırşehir’in soyut - somut kültür varlıkları alanında ehliyet ve liyakat sahibi kimlikle bir toplum bireyi; sivil toplum bireyi olarak çalışmam önünde herhangi bir engel olduğunu düşünmüyorum. Bu çerçevede özellikle 1991 yılından beri belirttiğim alanlarda toplumsal çalışmalarıma ağırlık verdim. Başlarda seyrek aralıklarla yerel gazetelerde bilimsel, kültürel amaçlı yazılarımı yayımlamaya başladım. O yıl Devlet Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün Kırşehir çapında düzenlediği fotoğraf yarışmasına katıldım. Fotoğraf konularım “Kulpak Kadın Heykeli” ve “Kızılırmak Yakınında Harman Yeri”ydi. Fotoğraflarım mansiyona değer görüldü. Yanlış hatırlamıyorsam o dönemin parasıyla 250 bin TL “ödül” aldım. O fotoğrafların bana maliyeti 300-350 bin TL olmuştu. Bu çalışmalar oldukça masraflıdır. Sadece fotoğraf değil tabii… Gezi, araştırma, kitap, yazı, resim vs çalışmalarımın ciddi masraflar getirdiğini söylemeliyim. Hiç olmazsa maddi bedelleri karşılayacak bir kurum ve kuruluş henüz görünmüyor. Mevcut böyle, sözlerim yakınma ve eleştiri olarak kabul edilmemelidir. Gerçekleştirdiğim toplumsal çalışmalar ve harcamalar benim için sosyal sorumluluğun gereklerindendir.
        Çalışmalarım esnasında KIRŞEHİR DEĞERLERİNİN DÜNYA ÖLÇEĞİNETAŞINMASI fikri bende kuvvet kazandı. Fikrimi 2008 yılında Kırşehir Kültür Merkezi’nde açtığım; 250’ye yakın resim, çizim, fotoğraf ve yazıdan oluşan, konusu “Kırşehir’inKültür Turizm ve Tanıtımı” adlı sergimde sundum. 500 adet çoğalttığım davetiye ve afişlerin üst bölümüne “KIRŞEHİR’İ DÜNYA TANIMALIDIR” sözüyle o güne ve ileriye dair öngördüğümü, düşüncemi açıkladım. O günlerde davetiye ve çok sayıda afişi dağıtmak için Ankara Caddesi, Lise ve Terme Caddesi ile çevresini onlarca kez dolaştığımı hatırlıyorum. Denilir ya “İşimin işçisiyim.” Ben de o minvalde çalıştım. Konusu “Kırşehir’in Kültür, Turizm, Tanıtımı” olan sergimi çeşitlendirerek ikisini Kırşehir Kent Konseyi şemsiyesinde olmak üzere toplam 7 kez daha açtım. Bunlardan birini Hacıbektaş dergâhında gerçekleştirdim. Hacıbektaş sergisini Cumhurbaşkanımız ve on binlerce insan ziyaret etti. Belirtmeliyim ki Kırşehir tanıtım ve turizmi yolunda Hacıbektaş ilçemizin oldukça elverişli imkânlara haiz olduğunu kuvvetli şekilde anladım. Hacıbektaş ilçesinde yapılacak çalışmalarla geniş kitlelere ulaşma imkânı var. Özetle çalışmalarım sürecindeKIRŞEHİR DEĞERLERİNİN DÜNYA ÖLÇEĞİNE TAŞINMASI fikir ve söylemimin altını yazılı ve sözlü olarak doldurma yolunda çalıştım.
        Bu yolda şehrimiz anıtlarının UNESCO dünya mirasına önerilmesine dair çalışmam önemli bir imkân olarak karşıma çıktı. Fakülte öğrenciliğimden itibaren Kırşehir anıtları konusunda yaptığım çalışmalar ürünlerini verdi. 2008 yılında yayımlanan “Tarihi veAnıtları Işığında Kırşehir Mezar Taşları” adlı eserimdeki anıtlar bölümü UNESCO çalışmam için geniş bir kaynak oldu. Yararlandığım birinci kaynaktır.
        Yeni Aşıkpaşa: Sayın Göktürk başlangıçta UNESCO dünya kültür mirası listesi için  Cacabey Medresesi adının geçtiğini söylediniz. Sonra ne oldu?
        Mehmet Göktürk: Evet önce Cacabey Medresesi adı geçiyordu. Ben Ahi EvranTürbe ve ZaviyesiMelikgazi Türbesi (1260) ve Aşık Paşa Türbesi (1333) gibi Anadolu Türk mimari ve somut-soyut kültürü açısından öne çıkan eserlerimizin de eklenmesini istedim. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmasına ilişkin çalışmayı 2013 yılı başlarından itibaren hazırlamaya başladım. Çalışma içinden Cacabey Medresesi’ni seçerek 27 Mart 2013 günü Kırşehir Çağdaş gazetesinde ve gazetenin internet sitesinde “Cacabey Medresesi’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne Alınmasına Dair Tarafımdan Yapılan Çalışma (1-2-3)” başlığı halinde gazetenin internet sitesinde yayınlanmasını sağladım. Gazetenin sahibi Adem Akkuş’a ve Yazı İşleri Müdürü Arzu Köremezli’ye teşekkür ediyorum. Halen internet sitesinde yayımlanmakta olup yazı 1500’den fazla tıklanmıştır. Bu süreçte konuyla ilgili diğer yerel basın organlarımızda haber niteliğinde yazılar yayınlandı. Yerel televizyonlarımız yer verdi. O sıralarda genel olarak Kırşehir Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınması konusunu yerel basın ve yayınımızın; gazete ve televizyonlarımızın değerli üyeleriyle paylaşarak “kulis çalışması” yaptım. Basın çalışmalarında Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Tahsin Üçgül ve Genel Sekreter Fatih Mahmutoğlu’nun katkıları oldu. Çalışmaların isabet kazanmasında; sosyal medya ve Kırşehir kamuoyuyla paylaşılması, kulis yapılarak tanıtım oluşturulmasının payı olduğunu düşünüyorum. Ve Kırşehir’de Ahi Evran Türbe ve Zaviyesi ile Cacabey MedresesiUNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.
        Yeni Aşıkpaşa: Listeye alınmanın rolü, önemi ve yararları nelerdir?
        Mehmet Göktürk: UNESCO’nun açılımı “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü”dür. Türkiye kurucu üyeler arasındadır. Dünya çapında saygın kuruluştur. Amacı, UNESCO ilkeleri çerçevesinde eğitim, bilim ve kültür yöntemleri ve araçlarıyla devletler arasındaki işbirliğini geliştirmek ve bu yoldan barışın ve güvenliğin korunmasına katkıda bulunmaktır.
        Kırşehir eserlerinin uluslararası bir kuruluş olan UNESCO dünya literatürüne; kültür varlığı listesi sıralamasına alınmasıyla örgütün çalışma programı içine girdi. Örgütün etkin bir uluslararası tanıtımı görevini de doğal olarak üstlenen internet sitesinde iki anıtımız yer almaya başladı. Sitenin uluslararası alanda tabii bir tanıtım aracı olmasının Kırşehir anıtlarının tanıtımında rolü açıkça anlaşılır. Dünyada gezmeyi bilenler UNESCO sitesine girerek dünya kültür miras listesine bakıyor, hangi kültür noktalarını ve şehirleri gezeceğini buna göre programlıyorlar. Geçici listede dahi olsa yapılacak projelere uluslararası ve ulusal maddi ve teknik yardımlar alınması kolaylaşacak.
        Ulusal çapta ise yine sosyal medyada Ahi Evran Türbe ve Zaviyesi ile Cacabey Medresesi adı ve görüntüleriyle çok sayıda yer alıyor. Milyonlarca ziyaretçisi olan Kültür ve Turizm Bakanlığı internet sitelerinde Ahi Evran Türbe ve Zaviyesi ile Cacabey Medresesi isimleriyle hep yer alacak. Yapılacak başkaca tanıtımlarla sınırsız imkânlar açılacağını düşünüyoruz. Sürekli ve yoğun tanıtıma bu noktada ihtiyaç var. Biraz önce değindiğimiz üzere Kırşehir’de yaptığımız çalışmaları, kutlamaları uluslararası hale getirmekte imkânların artacağına; orta ve uzun vadede ilimiz ve şehrimizin kültürel - manevi niteliğinin yükseleceğine, bilimsel değerlendirme yolunun genişleyeceğine inanıyorum. Maddi tarafına gelince iyi tanınır olmak sayesinde Kırşehir’de üretilen ceviz, pekmez, mermer vb. ürünlerin il dışına, yurt dışına ehven fiyatlarla ihraç edilme yolu açılır.
        Sonuçta Kırşehir kültür, turizm, tanıtım alanında esaslı bir adım.  Okurlarımızın da yukarıda sözünü ettiğimiz konularda araştırma ve okumalar yapmasını kentin ortak hedeflerinin gerçekleştirilmesinde çok yardımcı olacağı aşikâr…
        Yeni Aşıkpaşa: Melikgazi Kümbeti ve Aşık Paşa Türbesi konusunda neler söylersiniz?
        Mehmet Göktürk: Yıllar içinde Kırşehir türbeleri hakkında yaptığım araştırmaların tüm bilimsel ve kültürel neticelerini, verilerini somut ve somut olmayan yönlerini UNESCO’ya yönelik yaptığımız çalışmada iyi sunduğumu düşünüyorum.
        Buna rağmen biz önümüzdeki yıl Fatma Hatun Türbesi’ni de ekleyerek “KırşehirTürbeleri” başlığı altında UNESCO’ya sunmayı planlıyoruz. Çalışmalarımızı somut olmayan (soyut) kültürle birlikte yürüteceğiz. Bunu yaparken ayrıca yine Kırşehir’in haiz olduğu yüksek soyut kültürün hiç değilse bir kısmının UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmasını gerçekleştirmeliyiz. “Ahilik” ve “Kırşehir’de Türkçe” konularımızdan ikisi görünüyor. Kırşehir Kent Konseyi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile UNESCO nezdinde girişimlerimizi sürdüreceğiz.
        Yeni Aşıkpaşa: Kırşehir anıtlarının UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne alınmasının dünya çapında gelişmelere yol açtığını anlıyoruz. Asıl listeye alınmaları konusunda neler söyleyeceksiniz?
        Mehmet Göktürk: Asıl listeye başvuru için duruma göre 2 ila 4 yıl geçmesi gerekiyor. Bu sürede anıtlara dair yönetim planı hazırlanmalı. Bu kez daha kararlı bir tutum gerekiyor. Siyaset her yerde kimi zaman bilimsel, kültürel kriterlerin de önünde olabiliyor. Esasında Cacabey Medresesi ile Ahi Evran Türbe ve Zaviyesi’nin geçici listede olması dahi Kırşehir ve eserler için geniş akreditasyonlar sağlıyor. Şimdi ve daha sonra geçici ya da asıl listede olması hazırlanacak eserlere dair projelerin UNESCO’dan ya da başkaca kuruluşlarca kredilendirilmesi imkânlarına yol açıyor.
        Kırşehir anıtlarının UNESCO ve tanıtım açısından önemli potansiyeli somut olmayan kültür açısından da yüksek olmasıdır. Şehrimiz ve ilimiz Ahiliğin merkezidir. Hacıbektaş ilçesiyle birlikte bektaşi ekolünün de merkezidir. Bilindiği üzere UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması çalışmaları çerçevesinde Neşet Ertaş 2010 yılında “Yaşayan insan hazinesi” ödülünü almıştı.  Görüşüm o ki biz UNESCO’ya yönelik çalışmalarda somut olmayan kültürümüzü öne almalıyız. İlk etapta akla gelen Ahilik ile Kırşehir’de Aşık Paşa, Ahmet Gülşehri, Mesut Gülşehri ve Hacıbektaş’ta gerçekleşen tekke sanatıyla gelişen Türkçe çalışmalarıdır. Somut ile somut olmayan birlikte yürütülerek Kırşehir’in UNESCO programlarında geniş yer tutması sağlanabilecektir. Böylelikle ilk etapta anıtlarımızın asıl listeye alınması gerçekleşecektir. Konunun Türkiye’deki muhatabı olan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün konuyu organize eden birimde çalışan meslektaşlarımız da aynı düşüncedeler. Esasında konuya dair mevzuatta bu yönde… TBMM tarafından 21 Ocak 2006 tarih ve 5448 sayılı kanunla kabul edilerek 45. taraf devlet olunan “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi”nde “Somut olmayan kültürel miras ile somut kültürel ve doğal miras arasındaki köklü karşılıklı bağlılığı göz önünde bulundurarak,” ve
“Küreselleşme ve sosyal değişim süreçlerinin, topluluklar arasında diyalogu yenileme koşullarını oluşturmakla birlikte, hoşgörüsüzlük olgusunun yaptığı gibi, özellikle korumaya yönelik kaynakların yetersizliğinden dolayı somut olmayan kültürel mirasla ilgili bozulma, yok olma ve yıkılma gibi ciddi tehditleri arttırdığını kabul ederek, insanlığın somut olmayan kültürel mirasının korunması konusunda evrensel istenç ile bir ortak kaygının varlığının farkında olarak…” ifadeleri mevcuttur.
        Görüldüğü üzere ülkemizce kabul edilen uluslararası hukuk hükümleri çalışmalarımızda yardımcı olmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekmektedir ki somut olmayan kültürel mirasın korunması konusu UNESCO ve üye ülkelerce geliştirilme aşamasındadır. Ülkemiz ve ilimiz için bu alanda yapacağımız çalışmaların yönlendirici olacağını düşünüyorum. 
        Yine belirtmeliyim ki bu yolda Kırşehir’de yaptığımız çalışmaları, kutlamaları uluslararası hale getirmekte imkânların artacağına; orta ve uzun vadede ilimiz ve şehrimizin kültürel - manevi niteliğinin yükseleceğine, bilimsel değerlendirme yolunun genişleyeceğine inanıyorum. Bu konuları bir meslek adamı ve Kırşehir Kent Konseyi Kültür ve Sanat Çalışma Grubu Başkanı olarak düşünüyorum.
        Yeni Aşıkpaşa: Düşüncelerinizin isabetli olduğu anlaşılıyor. Başarılarınızın devamını diliyoruz.
 

1000
icon
ayşe güler 12 Ocak 2015 10:42

Kırşehirimizin o kadar çok değeri var ki bunu sadece biz bilmiyoruz.Bugün bende size PRF Dr.Hakkı Şah Yasdıman hocamızdan bahsetmek istiyorumSayın hocamız Kırşehir ve türk kültürünün dünyada bir çok yerinde verdiği konferansla ismini başarı ile duyuran bir gönül ve fikir adamı bir bilim insanı ismi son bir kaç aydır Milletvekilliği için geçiyor.Siyasette çok büyük hizmetleri olabilecek bir isim şimdi sormak isterim böylesine bir insanı neden konferans için bir kez olsun memleketimize davet etmiyoruz.Nerde STK larımız nerede kırşehirliyim diyenler,neredesiniz Allah aşkına sayın hocamıza Amerikadan,Asyaya,Avustralyaya kadar konferan daveti gelirken bir kez olsun bu değerlerimizden biri olan Hakkı hocamızı konferans için davet etme lutfunu gösteren kim var valilik mi,belediyemi,müftülük mü veya herhangi bir STK mız mı var.Lütfen değerlerimize artık değer vereim der sayın hocamıza anavatanı kırşehirden adaylığı konusunda başarılar diler saygılar sunarım..

0 0 Cevap Yaz
Salim Çakır

sayın Ayşe Güler hanım efendi duyarlılığınız teşekkürler sayın Hakkı Şah hocamızın son aylarda bende ismini duyuyorum aday olacağı söyleniyor ama bende ismini duydukdan sonra bir araştırma yaptım size kesinlikle katılyorum keşke aday olsa şehrimiz ancak böyle isimlerle kalkınabilir,son derece iyi yetişmiş bir entellektüel ve bilim adamı bizlerde bu değerli hocamızın memleketimizden aday olmasını bekliyoruz ancak izmirden adaylığı düşündüğünü söylemiş sanki kamuoyunda konuşulanlardan anladığım kadarı ile nereden olursa olsun bu kadar donanımlı bir isimin kırşehirli olması bizleri gururlandırır inşallah kırşehirden aday olmasını ben şahsen çok ister kıymetli görüşlerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.

0 0
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri