Rektör Karakaya’nın Yetiştirilmiş İnsan Üzerine Yaptığı Konuşma Köşe Yazısında Yer Aldı

Güncel 5 Şubat 2018 11:24
Videoyu Aç Rektör Karakaya’nın Yetiştirilmiş İnsan Üzerine Yaptığı Konuşma Köşe Yazısında Yer Aldı
A
a

Geleceğin teminatı olan insanımızın inançlı, vatansever, kültürlü, ilmi seviyesi yüksek, çağdaş, bilimsel ve teknolojik bilgilere sahip birer şahsiyet olmalarını sağlamak ve milletimizin birlik ve huzur içinde kalkınma ve gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlayan Birlik Vakfı İstanbul Şubesi tarafından Eğitim Süreçleri ve Yetişmiş İnsan Problemi isimli bir konferans düzenlendi.

20 Ocak 2018 tarihinde İstanbul’da düzenlenen konferansa Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya konuşmacı olarak katıldı.
Yetişmiş insanın önemine her fırsatta dikkat çeken Prof. Dr. Vatan Karakaya, nitelik veren eğitimin nasıl yapılması gerektiği, eğitim süreçleri, nitelikli insanın özellikleri, hedefleri,  insan yetiştirmedeki imkân veya zorlukların neler olduğunu detaylı bir şekilde dinleyicilere anlattı. Rektör Karakaya’nın “Yetiştirilmiş İnsan” üzerine yapmış olduğu konuşma medyanın da dikkatini çekti ve köşe yazılarına yansıdı. Prof. Dr. Vatan Karakaya’nın yaptığı konuşmayı çok beğenen köşe yazarı Ahmet Dur, Rektör Karakaya’dan övgü dolu sözlerle bahsederek konuşmayı köşesine taşıdı.
Prof. Dr. Vatan Karakaya’nın konuşmasına yer verdiği köşe yazısında Ahmet Dur, yetişmiş insanın özellikleri, sınav sisteminin belirleyiciliği ve ülkemizdeki yetişmiş insan probleminin kaynağı gibi başlıklara değinerek konuşmayı okuyucuları ile paylaştı.

Ahmet Dur

Yetiştirilmiş İnsan

Birlik Vakfı İstanbul Şubesi tarafından cumartesi günleri bir birinden değerli konukların katıldığı konferanslar düzenleniyor. Bu sohbet programlarında çok önemli konular ele alınıyor. Geçtiğimiz hafta konuk Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya hoca idi. Karakaya hoca “Eğitim Süreçleri Ve Yetişmiş İnsan Problemi” konulu harika bir konuşma yaptı. MTTB salonunda gerçekleştirilen konferansta Prof. Dr. Karakaya, nitelik veren eğitimin nasıl yapılması gerektiği, eğitim süreçleri, nitelikli insanın özellikleri, hedefleri, insan yetiştirmedeki imkân veya zorlukların neler olduğunu detaylı bir şekilde dinleyicilerine anlattı. Yetiştirilmiş insan kimdir? “Yetişmiş insan meselesine ‘Yetişmiş insan kimdir?' sorusunu sorarak başlamak yerinde olacaktır. Yetişmiş insan; yeteneği, ilgisi ve istekleri doğrultusunda iyi eğitim almış bireyler demektir. İyi eğitim almış insan gücüne de “nitelikli insan gücü” denilmektedir. Bu genel kabulden özele doğru gidildiğinde “Nitelik veren eğitim nasıl yapılır?” sorusuna cevap aramalıyız. Öncelikli olarak bu eğitime muhatap olan insanın yaradılış niteliğine uygun olarak irdelenmesi yerinde olacaktır. İnsan, ruh ve bedenden teşekkül etmiş bir varlıktır. Bu varlığı beşer olma özelliğinden insan olma özelliğine yükselten şey, onun ruhunun ve aklının doğru bilgiyle donatılmasıyla mümkündür. İnsanın ruhunu ve aklını besleyen bilgi kaynağını iki grupta inceleyebiliriz. Birinci grup bilgi kaynağı; evrenin ilişkilerinin incelendiği matematik ve fen-teknoloji yoluyla üretilen bilgidir, evrenseldir ve tüm milletlerin gayretleri kadar onların kullanımına açıktır. İkinci grup bilgi kaynağı; toplumların sosyal hayatlarını inşa eden, onların inanç, ahlak, kültür, örf ve ananelerinden oluşan bilgi kaynağıdır. Bilginin insanda davranış değişikliği oluşturması onun anlamlılığına bağlı olduğundan; bu iki bilgi kaynağının uyumlu olmasıyla yetişmiş insan beklentimiz gerçekleşmiş olacaktır. Bu sebepten dolayı eğitim sistemimizi bu ikili tasnife tabi tutarak yeniden yorumlamamız gerekmektedir.” Yetişmiş İnsan Eksikliği Varsa Eğitim Sisteminde Bir Sorun Var Demektir Yetişmiş insan mevzusunun öznesi “eğitilen”, nesnesi ise “eğiten” dir. Buraya kadar yetişmiş insanın oluşmasında temel güzergâh belirlenmiş oldu. Şimdi daha reel bir bakışla meseleyi soyut yorumlardan somut gerçeklere yani ülkemiz eğitim sistemine uygulamamız gerekmektedir. Çünkü yetişmiş insan problemi yaşanıyorsa mantıksal olarak bu eğitim sisteminin bir yerinde var olan bir yanlışın sonucu olduğunu gösterir. Bu mantıksal sonuçlar altında eğitim sistemimizin tartışılması kaçınılmaz bir gerçektir. Tümden gelim metoduyla tespit edilen bu problemi şimdi tüme varım metoduyla yorumlayarak sistemdeki hatanın yerini bulmaya çalışalım. Çocuklarımızı Sadece Sınav Başarılarıyla Değerlendirmeyelim Bu noktada sorgulanacak ilk şey değişim noktası anlamlı bilgi olan insanımızın bugün almış olduğu bilginin anlamlı olup olmadığıdır. Bu sorunun cevabı sosyal hayat gerçeğimizden hareketle ortaya çıkarılabilir. Bugün çocuklarımızı okullara gönderirken onlardan beklentilerimizi sorgulayarak sorunu görebiliriz. Çocuklarımızın sınav başarısıyla yetinen bir toplum olarak onların yetişmiş insan olmaları için aynı hassasiyet ve duyarlılığı taşımadığımız görülecektir. Çünkü yetişmiş ve eğitimli insandan beklentimiz sadece teknik düşünceyle teknoloji üretmeye odaklanmış insan değil aynı zaman da yaşadıkları sosyal hayatın inanç, ahlak, kültür ve örflerini anlayarak yaşadıkları toplumlara uygulayabilen ve millet olma bilincini koruyabilmeleridir. Bununlar birlikte yaşadıkları topluma fayda verirken aynı zaman da eğitim süreçlerinin sınavlarında da başarılı olan gençleri yetiştirmek temel amaç olmalıdır. Günümüz eğitim sistemi içerisinde bu soruların cevapları bize göstermektedir ki millet olarak sınav başarılarıyla yetinen bir toplum olarak davranmaktayız. Bunun en güzel örneği; bugün değişmiş olan liselere geçiş sınavları ve üniversiteye geçiş sınavlarını tartıştığımız kadar yetişmiş insan süreçlerindeki kayıpları henüz bu düzeyde kaygıyla tartışmıyor olmamızdır. Dolayısıyla soruların cevapları ülkemizde eğitimin felsefesinde bir hatanın olduğunu göstermektedir. Eğitim sadece öğretim metoduyla mekanik bir sistem olarak uygulandığından ruh ve bedene sahip insanların ulvi düşüncelerini tetikleyen bir güç olmayı başaramamaktadır. Hiçbir Gencimizi Sistemin Dışına Atamayız Eğitimin temel amacı; toplumun her kesimine faydalı insan yetiştirmektir. Bizim eğitim sistem sistemimiz ise motivasyonunu sınav başarılarından alan günümüz gençlerinin içerisinde, sınava girmek istemeyen bir kısım gençlerimizi sistemin dışına atmaktadır. Oysaki sosyal hayat bir bütündür, hiçbir gencimizi sistemin dışına atamayız. Planlanmış eğitim sisteminde temel amaç; toplumun en altında bulunan dezavantajlı grupları sosyal hayata kazandırmak olmalıdır. Böylece eğitilmiş insan potansiyeline erişilmiş ve insan kaynağı etkin ve etkili bir şekilde kullanılmış olacaktır. Bu aşamadan sonra yetişmiş insan kaynağına etki eden etkenleri ve onların çözümlerini içeren durumları aşağıdaki gibi sıralayacağız. Ülkemizde Yetişmiş insan Probleminin Kaynağı Nelerdir? Kültürü oluşturan bilgi kaynağının pozitivist olması, Teknolojiyi ilerletecek bilgi kaynağının taklit ve hedefsiz olması, Bilgi aktarıcı kaynaklar olan bir kısım üniversite hocalarımızın ve öğretmenlerimizin geçmiş eğitim süreçlerinden gelen eksiklikleri gidermek için henüz bir planın olmaması, Bugün yüz yüze olduğumuz eğitim problemlerinin yarın yetişmiş insan eksiği olarak karşımıza çıkacağını fark edemeyip, yetişmiş insan ihtiyacını tam olarak algılayamamış olmamız, Eğitimin basamaklarının her bir kademesinde yapılan hatalara karşı tavır koymayarak hataların devamına göz yumuyor olmamız, yetişmiş ve eğitilmiş olmanın temel şartı olan çalışarak bedel ödeme alışkanlığını eğitim aktivitelerimizin temel şartı saymıyor oluşumuz. Yukarıdaki problemlere muhtemel çözümleri önererek sonlandıralım; Kültür oluşturan bilgi kaynağının millileştirilerek tarihi bağlarla desteklenen ve ortak bir bilinç oluşturacak kimliğe kavuşturulması gerekmektedir. Teknolojiyi oluşturan fen ve matematik bilgisinin evreni anlamaya yarayan bir araç olduğunu algılatacak şekilde bir müfredat, eğitim programlarına eklenmelidir. Eğitici kaynaklarımızın var olan eksiklikleri tespit edilerek “eğitici eğitimleri” yle bu eksiklerin tamamlanması sağlanmalıdır. Eğitimin toplumda algılanma şeklini değiştirip, eğitimi bir prosedür süreci olmaktan çıkararak eğitimli insanın önemini hissettiren bir toplumsal algıya ulaşmamız gerekmektedir. Görev tanımları içerisinde herkesin çalışarak hayatı kazanması gerektiği noktasında yeni bir anlayış geliştirecek iradeyi oluşturmak için toplumun her kesimi sürece katılmalıdır. Enflasyondan kurtulmuş bir eğitimin gerçekleşmesi sağlanmalıdır. diyerek konuşmasını tamamladı.

 
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

anket ANKET

hava durumu HAVA DURUMU
e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri