Zihnen Çalışanlar için…

A
a
 
Geçen hafta bayram haftası olduğu için epey yoğundum ve çok yoruldum, böylece yazmaya ve okumaya hiç vakit bulamadım diyebilirim. Belki de o sebepten bu haftaki köşe yazımı zihnen çalışmak zorunda olanlara ayırdım.
     Sanırım hayatta hepimizin takip ettiği temel üç amaç vardır; sıhhat, mutluluk ve başarı… Bana göre bunlara erişmek imkânsız değildir ama zordur. Yaradılış itibariyle ruhen ve bedenen kuvvetli insanlar olduğu muhakkak, fakat bunlar sıkı bir terbiye ile, bizim de malik olduğumuz hasletler haline gelebilir. Çünkü zihin ve beden sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. İnsanı giderek tüketen çalışmak değil, üzüntü ve endişelerdir. Hayat sahnesinde biz, bol sayfalı bir yaşam kitabı yazmaktayız ve bu eserin dengesi bozulduğu zaman, ya yarım kalır ya da kötü yazıldığı için hiçbir şeye benzemez. Demek istiyorum ki eserimizin ilerlemesi için hikâye örgüsü ne kadar karmaşık olursa olsun, bilinçli ve kabiliyetli bir yazar gibi, bir üst akıl tarafından devamlı kontrol edilmesi, disiplin altında tutulması gerekir. Bunun için de sanırım, kuvvetli bir şahsiyete sahip olmamız gerekiyor. Şartların ezici, karışık olduğu zamanlarda bu epey güçtür ama iradi ya da iradesiz olarak takıntımız tavırlarla, şahsiyetimize olumlu katkılar yapabiliriz.
    Otuz ve kırk yaşlarımıza doğru bedenimiz nasıl kendini yavaş yavaş bırakıp, yağlanmaya doğru meylediyorsa, zihnimiz de bakım ve destek olmadığı zaman aynı akıbete uğrar. Hepimizin karakterinde kuvvetli ve zayıf taraflar vardır. Bununla birlikte, yine bizler pek çok karakteri bünyemizde muhafaza eder ve bunları iyi biliriz. Örneğin benim gibi sinirli bir mizaca sahipseniz bunu dizginlemek ve daha sakin biri olmak için gayret göstererek işe başlayabilirsiniz. İyi uyumak bu durumda sizi daha sakin biri yapacaktır. Erken yatıp erken kalkmaya kendimizi alıştırırsak, her gün açık havada biraz yürüyüş yapmaya çalışırsak,sanırımsinir adalelerimiz gevşeyecektir. Gün içinde sürekli tahrik edilen bu sinir hücreleri, uyku esnasında yatışacak, en azından bir düzene gireceklerdir.Zaten uykudan çalmak çoğu zaman, fayda yerine zarar getirir hayatımıza.  Ben yaklaşık yirmi yıldır, öğle yemeğinden sonra kendime en az yirmi dakikalık bir kestirme fırsatı yaratıyorum ve bu sayede, günümün devamında çok daha zinde olduğumu görüyorum. Bundan başka bir de ılık duş önereceğim zihnen çalışmak zorunda olanlara.
 
    Zihnimiz, yani düşüncelerimiz bütün ruhi ve bedeni kabiliyetlerimize ilk hareketi, ateşi verecek araçtır evet ama bedeni kuvvetsiz olan bir insanın hareketlenmesi çok zordur. Sürekli yorgun olduğunu hisseden birinin ne düşünmeye, ne yazmaya azmi kalır ne de başkabirbedeni faaliyete başlamaya.
Sözümü tamamlamadan evvel kısaca, beslenme alışkanlıklarımıza da değinmek istiyorum. Çünkü bilirsiniz ki sıhhat için iyi ve dengeli beslenme, olmazsa olmazdır. Fakat işi çok karmaşık hale getirip kendimize eziyet etmenin de pek manası yok. Bana göre günde üç öğünden daha fazla ve yavaş yavaş yemek, bir de geceleyin hiçbir şey yememek lazımdır. Suyu da elden geldiğince çok içmek, bizi daha tok tutacak, yediklerimizi sindirmemize yardım edecektir.
 
 
Tuncay AYMELEK
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri