Yayla Rüzgârı Çok Güzel Esti

A
a

Geçtiğimiz hafta Kızılcahamam’da düzenlenen Memleket konuşmaları ve Yayla Rüzgarı Şiir şöleninekatıldık. Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız sayın Mehmet Emin TURPÇU, Aşıkpaşa gazetemizin sahibi sayın Hüsnü ARIÖZ, Bekdikli ama Kırşehir’i yurt edinmiş Şair İbrahim DÜĞER ile birlikte Kırşehir’i temsil etmeye gayret ettik.  En iyi şekilde temsil ettiğimize de inanıyorum. Özellikle İbrahim abinin tadına doyulmaz şiirleri ile her zaman, her yerde olduğu gibi Kızılcahamamda da bir iz bırakıp geldik.

            Şölene geçmeden evvel kısaca Kızılcahamamdan bahsetmek istiyorum. İnternet sitelerinden ulaşabildiğim bilgilerden kısa bir not derledim Kızılcahamam hakkında. Özellikle Belediyenin sayfasında geniş bir tanıtım yapılmış. Bakın neler anlatmışlar.

“Kızılcahamam Ankara’ ya 80 km. mesafede, Ankara- İstanbul karayolu üzerinde, 26.700 nüfuslu, çam ormanları, şifalı suları, kekik ve çam balı, modern turistik tesisleri ile eskiden beri başkentin akciğeri ve su deposu olarak bilinir. İlçemiz, eşsiz tabii güzelliği, bol su kaynakları ve kuzey ile güneyi bağlayan Kargasekmez ve Azaphane geçitleri ile antik çağlardan beri yerleşim için bir cazibe merkezi olmuştur.”

Ayrıca ilçe merkezinde bulunan ve gezme imkanı bulduğumuz birde Milli Park var. Bu park hakkında da bakın neler anlatılmış.

“1959 yılında Milli Park statüsüne kavuşanSoğuksu Milli Parkı içerisinde ağırlıklı olarak sarıçam (%65), karaçam (%24), köknar (%6) ve meşe (%5) ağaç türleri bulunmaktadır. Park içerisinde görülen hayvan türleri ise boz ayı, altın çakal ve çakaldır. Kızılcahamam, pek çok kuş türüne de ev sahipliği yapmaktadır. 35'in üzerinde kuş türünün yanı sıra nesli tükenme tehlikesi altında olan kara akbaba da bu parkın sakinlerindendir. Parka bağlı olarak kurulmuş üretme çiftliğinde ise kınalı keklik, çim keklik, şahin, sülün, bıldırcın ve güvercin bulunmaktadır.”

            Bunlar tanıtımlar. Bizim izlenimlerimize gelince. Şirin, güzel bir ilçemiz. Termal kaplıcaları çok, güzel tesisleri var ancak İlçe merkezinin çevresi dağlarla kaplı olduğundan yerleşim alanının etrafa açılma gibi bir şansı olmamış. Hal böyle olunca da merkezde çok katlı binalar yükselmiş ve ister istemez çevre güzelliğini bozmuş. Merkez adeta beton yığını haline gelmiş. Mevsim nedeniyle başka yerleri gezme imkanı pek bulamadık ama Soğuksu Milli Parkı harika. Orasını özellikle Baharda gezip görmek var. Bence tadına doyulmaz olur.             Yine çoğunu görme fırsatı olmadı ama güzel kaplıcalar var. Su mu? Bizim Terme suyunu tutmaz. Hele hele Karakurt ve Bulamaçlı kaplıcalarının suyunu hiç tutmaz diye düşüyorum. Farklı özellikleri vardır, bilemiyorum. Bir şey söyleme bilgisine sahip değilim ama bizimkilerin yeri bir başka diyorum.

            İlçe Merkezi tamamen beton yığını olmuş dedim. Tanıştığımız insanları sıcak kanlı, sevecen. Klasik Anadolu insanı. Ekip olarak dikkatimizi çeken konu ise her yer bazlamacı-gözlemeci. Ben gezmediğim yerlerde bu kadar çok hamur işi yapan başka bir yer görmedim. Hemen şunu da belirteyim. Çok da kaliteli ve güzel. İşyerleri temiz ve düzenli.  Hepimiz merak ettik.  Belki mevsim icabıdır bilemiyorum ama çok fazla bir kalabalık yok. Acaba bu kadar bazlamayı-kömbeyi-gözlemeyi-sac böreğini-erişteyi-mantıyı kim yiyor.?

Memleket konuşmaları ve Yayla Rüzgarı Şiir şölenine gelelim şimdi. Şair ablamız Nermin AKKAN tarafından düzenlenen tek kelimeyle muhteşem bir şölen. Ben gerek işim, gerekse Halk Kültürü çalışmaların nedeniyle bir çok toplantıya katıldım. En çok keyif aldığım, zevkten sekiz köşe olduğum, katılmaktan son derece mutlu olduğum şölenlerin arasına aldım bu şöleni. Sağol-varol Nermin hocam. Emeğine, yüreğine sağlık.

Nermin AKKAN, Tokat-Almus-Kadıköprü köyü doğumlu ve Öğretmen. Şimdilerde emekli Öğretmen. Öğretmenlik ve Şairliğinin yanına bir çok ek yapmış, kendini geliştirmiş, yetiştirmiş sonunda harika bir insan olmuş çıkmış. Zaten benim genel bakışım,bir kişiye İyi insan, harika insan diyorsanız, diyebiliyorsanızbaşka söze gerek yok. Özellikle günümüzde İnsan olabilmek, İnsan olarak kalabilmek çok çok zor. Bunu başarabilen kişilerden birisi de Nermin abla. (Abla demek istedim, içimden geldi.) Hani diyor ya büyük usta Neşet ERTAŞ;

İnsanlar gendini bilebilseydi,

Dünyada haksızlık kavga olmazdı.

İnsan doğan yine İnsan ölseydi,

Belki de dünyada hayvan galmazdı.

            Şölende 80 civarında katılımcı vardı. Bunların  60 tanesi de Şair. Yukarıda belirttim ya,  muhteşem Şairler, muhteşem şiirler dinledik. Hani bazen bir yerlerde sıkılırsınız, usanırsınız, bulunduğunuz yerde nefes alamıyormuş gibi hissedersiniz ve farklı bir hava teneffüs etmek istersiniz. Çıkarsınız yüksek yerlere, tepelere, dağlara, eğer imkanınız var ise ormanlık alanlara. Orada esen rüzgarı içinize çekince yaşadığınızı hissedersiniz, içinizin tertemiz hava ile dolduğunu hissedersiniz. İşte bizim Yayla Rüzgarı tamda öyleydi. Katılan farklı özellikleri olan katılımcılar sundukları harika gösterileri, muhteşem Şairler, muhteşem ötesi şiirleri ile bizlere yaşadığımızı hissettirdiler.

            Sağol Nermin abla, sen sağlıklı ve çok yaşa. Sağ olun var olun değerli katılımcılar, muhteşem şairler. Yüreklerinize, emeklerinize sağlık. Umuyorum en kısa sürede farklı bir şölende sizlerle beraber olabilme mutluluğunu tekrar yaşarım.

             Şölenin her saniyesi farklı bir güzellikti. Şairlerin şiirleri de aynı. Bunu söylerken hemen belirtmem lazım. İbrahim DÜĞER bir ayrı. Kim ne derse desin, İbrahim abi bizim baş köşemizde durur.

            Bende ayrı bir iz bırakanlar oldu.Hani bir yerlerde, birilerine içiniz daha bir ayrı ısınır ya, benimki de onun gibi.  Kim mi. Nermin Ablayı saymıyorum, onu anlattım. Ankara gurubu vardı. Biriz Edebiyat. Şölende bir katılımcı da dile getirdi. Birliktelik ve beraberlikleri, tutum-davranışları, oturup-kalkışları ile harikaydılar. Sağolun dostlar. Onların içinde de  KadirORAKÇI’ya çok ısındım.  Okuyabildiğim bütün şiirleri çok çok güzel ama şölende canlı dinleme şansını yakaladığım Ford şiiri ayrı bir güzel. Önümüzdeki hafta benimde ona bir sürprizim olacak.Başta Adem YAZAR olmak üzere tüm ekibe ayrı ayrı saygılarımı sunuyorum.

İzmir gurubundan Hava Avcı KÖSEOĞLU ve Şerife ÇINAR hanımefendiler. Ben Kırşehirde dinleme imkanı bulamamıştım ama kendilerini burada misafir etmişiz. Umuyorum en kısa sürede bir etkinlikte tekrar misafir etmekten onur duyarız. Hava hanım bir kaza geçirmiş, ayağı sargılı katıldı. Tahmin ediyorum eğer sıkıntısı olmasaydı daha farklı bir renk katardı diye düşünüyorum. Sağlıklı bir yaşam dileklerimle saygılarımı sunuyorum.

Birde bizim Zahide’yi söyleyen bir kardeşimiz vardı. Ayhan bey. Harikaydı. Zahide’yi  benim kadar söyleyemese de çok güzeldi. Yüreğine sağlık. Bunlar doğrudan iz bırakan dostlar. Yoksa yukarıda belirttiğim gibi katılımcıların her biri ayrı bir değer idi. Ben bir kez daha Nermin Abla başka olmak üzere katılan herkese ayrı ayrı selam ve saygılarımı sunuyorum. Umuyorum en kısa sürede başka bir şölende tekrar buluşuruz.Nermin Ablanın yüksek hoşgörüsüne sığınarak beni çok etkileyen bir şiiri ile tamamlamak istiyorum bu hafta. Galın sağlıcakla

 

TÜRKİYE’MDE KALALIM.
Kürde gelin gidelim.
Aleviyle semah dönelim.
Kafkaslarda şamil olalım.
Konya’da Şems’i bulalım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Lazlarla horon tepelim
Dadaşlarla halay çekelim.
Zeybek olup Egede,
Toprağa diz vuralım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Çanakkale’de şehit yatalım.
Trakya’da elek satalım.
Mardin de Süryani olup,
Kilisede mum yakalım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Hatay’da arabım diyelim.
Urfa’da eti çiğ yiyelim.
Van’da inci kefali olup,
Sodalı suya dalalım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Tokat’ta güzel soralım.
Yozgat’ta bıyık buralım
Ankara’da, Anıttepe’de,
Ata’ya selam duralım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Akdeniz’de gül derelim.
Marmara’da denize serelim.
Sarp Karadeniz dağlarından,
Batum’a selam salalım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Kırım’da Rusça yazalım.
İran’da tarih kazalım.
Türkistan’da bayrak açıp,
Kıbrıs’ta nara atalım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

Avrupalı takılalım,
Geyşalarca bakılalım.
Asya’da çivi olup.
Asırlara çakılalım. 
Ama Türkiye’mde kalalım.

 

Birlik olup, dik duralım.
Anadolu’da sini kuralım.
Nifak tohumlarına su dökmeyelim.
Bölünerek diz çökmeyelim.
Uzak olalım, pay edilmekten.
Bıkmadık mı güdülmekten.
Çoğalalım. Çeşit olalım.
Her dilden nağme olup,
Yüreklere dolalım.
Ama Türkiye’mde kalalım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri