Abdulbari KARABEYESER

Türkülerin Sesine Uyanmak!

A
a
Karlı ve soğuk bir Kırşehir sabahı. Kendimi dükkâna atar atmaz radyoyu açıyorum. Sunucu, “sözleri Şah Hatayi’ye ait olanErenler cemine her can giremez” türküsünü Ali Ekber Çiçek’ten dinliyoruz” anonsunu yapıyor. İşi gücü bırakıp türküyü dinlemeye bırakıyorum kendimi.
         Erenler cemine her can giremez
         İnsan-ı kâmile kul olmayınca.
         Her mürşidim diyen mürşid olamaz
         Edep ile erkân yol olmayınca.
 
         Türkümüz “Arama ırakta vardır yakını/Gerçek olan talib bulur Hakk’ını” diye devam edip gidiyor.” Çok güzel, çok içten ve çok duygulu bir türkü! Türkülerimizin çoğu böyle değil mi zaten? Yarına kalan türküler insanı bir yerinden kucaklayan, tamamlayan, anlayan veanlatanhikâyelerle doludur. Sözlü kültürümüzün gamzeleridir türküler, ruhumuzun ve coğrafyamızın en nadide fotoğrafları... Türküsüz yaşamak, türküsüz yaşlanmak zor şey olsa gerek!Hatta daha da zoru türküsüz yaşayanlarla aynı hayatı paylaşmak!
 
         Gönüllerini türkülere yaslayanlar, türkülerini gönüllere borçlu olanlardır. Her türküde farklı bir ses, farklı bir nefes, farklı bir ahenk sizi karşılar. Önemli olan o seslerebigâne kalmamaktır.Bunun farkında olmayanlar için bülbül sesi ile karga sesi aynıdır çünkü.
         Bu açıdan türkü severlerle yaşamanın büyük bir nimet olduğunu düşünüyorum. Çünkü türkü severlerin gönülleri ince, ruhları yüce, yolları aşk ve sevgi doludur. İncinirler amaasla incitmezler.Ramazanoğlu Mahmut Sami Efendi, Esad Erbilli’nin huzurundan iki altın öğütle ayrılır:
         “Bu yolun başı incinmemek, sonu ise incitmemektir.”
         Türkü severler incitmeyen gruptandır. Onlar ayaklarının altındaki karıncanın hesabınıSüleyman’dan sorandan gafil değillerdir. Öyle olmasaydı Bozkırın TezenesiNeşet Ertaş “Nerede bir türkü söyleyen görürsen, korkmayanına otur, çünkü kötü insanların türküleri yoktur”dermiydi?
         Evet, türküleri de, türkü dostlarını da seviyorum. Kim ne derse desin akıp giden hayat onlarla biraz daha mavidir. Bu maviliği hep çoğaltmalıyız. Bunu söylerken de sakın sözlerimden,hızla değişen dünyamıza karşı kör ve sağırları oynayalımsonucunu çıkarmayalım. Yoksa sağlıklı bir sonuca ulaşamayız. Evet, birçok şeyler değişti, birçok şeyler mecrasından çıktı. Bu konudahemfikiriz.Masumiyet başta olmak üzerezarafet, incelik gibi değerler bir bir kayboldu.Onların yerini garip bir ölçüsüzlük aldı. Bu da ahlaki ve kültürel dengemizi altüst etti. Onun için tekrar bir yolunu bulup eski ahengimizi yakalamalıyız, eski direncimizi yeniden kuşanmalıyız. Bizden sonraki nesillere bırakacağımız en büyük iyilik bu olsa gerek. Bir an önce işe koyulmalıyız“vakit nakittir”çünkü.Konunun daha iyi anlaşılması için vaktin önemine işaret eden bir hikâyeye dikkatinizi çekmek isterim.
         Kitaplar Heratlı bir buz satıcısından söz ederler. Bu Heratlı buz satıcısı yaz geldi mi çarşının en kalabalık bir köşesinde“Sermayesi tükenen adama yardım edin! Sermayesi buz olan adama yardım edin!” diye bağıra çağıra buzlarını satarmış. Onun bağırıp çağırması çevredekilere rahatsızlık verince pazar yerindengeçmekte olan meşayih-i kirâmın büyüklerinden Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri milleti rahatsız etmemesi için adamı uyarır. Adam:
         “Ama bağırıp çağırmasam beş dakika sonra bütün buzlarımyok olup gidecek oysaki benim tek sermayem bu buzlardan ibarettir” der.
         Bu sözleri duyan Cüneyd-i Bağdadi düşüp bayılır. Kendine geldiğindedurumunu soranlara:
         “O buzlarda bir an kendimi, erimekte olan ömrümü gördüm”der.
         Vaktimiz az derken kastettiğimiz budur. Yarına çıkacağımıza dair hiçbir garantisi olmayan bir canın emanetçisiyiz. Biz dâhil elimizde bulunan her şey Heratlı’nın önündeki buz kütlesi gibidir.Varken kıymetini bilelim. Yoksa sonradan ah vah etmenin kimseye bir faydası yoktur. Aksi takdirde zararda olanlardan oluruz.Bunun en büyük şahidi de Allah’tır.
         “Asr’a yemin olsun ki, insan zarardadır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” (Asr Suresi 103/1-3)
            Boşuna “Erenler cemine her can giremez” dememişler. Erenler cemine girebilmek için ayeti kerimede altı çizilen o müstesna insanlardan olmak lazım. Kurtuluş kapısı ancak o zaman açılır. Bu zannedildiği kadar kolay değildir ama zor da değildir. Sadece yola girmek ve sebat etmek gerekir. Malum zaferle değil seferle mükellefiz.Gerisi nasip işi! Ne diyorduÂşık Daimio meşhur türküsünde? “Yusuf sabır ile vardı Mısır’a.”Şah Hatayi’nin  “Erenler cemine her can giremez” nefesiyle Âşık Daimi’nin bu nefesi arasında temelde bir fark yoktur. İkisi de aynı menzili işaret ediyor.Bu menzile ancak sabır yakıtı ile ulaşılır, lafladeğil.
         Bu açıdan türkülerden öğreneceğimiz çok şey var. En başta öğreneceğimiz şey deinsanın bu yolda güllerle karşılanmayacağı gerçeğidir. Yollar harami doludur. Yolcu yani diğer bir tabirle salik yollardaki bu tehlikelerden haberdardır. Onun için önüne çıkan her engeli aşmaya azmeder. Vuslata yani menzile ermek için bunları göze alır.Çünkü onun tek derdi menzile ulaşmaktır. Erkan Oğur’un seslendirdiği sözleri Şah Hatayi’ye ait “Bir derdim var bin dermana değişmem” nefesi buna güzel bir örnektir.
         Attar’ın o meşhur Simurg hikâyesini hatırlayalım. Binlerce kuş yola çıktı ama sadece otuz tanesi Kaf Dağı’na vardı. Yoldaki engeller çoğunu ya telef etti, ya da geri döndürdü. Her yola çıkan menzile ulaşsaydı menzilin bir kıymeti kalır mıydı? Sözün özü yolcu, yolun tehlikelerini bilerek yol alan kişidir. Yolda kuyu var, zindan var, makam var, şöhret var, şehvet var, para var, var da var! Yücel Paşmakçı tarafından derlenen bir Ardahan türküsünde bunu net olarak görebilmek mümkündür. Ne diyordu Paşmakçı?
            Bu dağlar kömürdendir, geçen gün ömürdendir
            Feleğin bir guşu var pençesi demirdendir.
 
         Evet, “Pençesi demirden” bir felek var karşınızda. Onu aşmak zorundasınız.Bu da çile ile sabır ilekendinizden vazgeçmek ile olur. Sözün tam burasında ünlü mutasavvıf ve hak dostu Eşrefoğlu Rumi Hazretlerinin “Adı Aşk” redifli şiirini hatırlayalım:
         Cihanı hiçe satmaktır adı aşk
         Döküp varlığı gitmektir adı aşk
         Elinde sükkeri ayruğa sunup
         Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk
         Belâ yağmur gibi gökten yağarsa
         Başını âna tutmaktır adı aşk
         Bu âlem sanki oddan bir denizdir
         Âna kendini atmaktır adı aşk
         Var Eşrefoğlu Rumî bil hakikat
         Vücûdu fâni etmektir adı aşk
         Şah Hatayi’nin “Bir derdim var bin dermana değişmem” nefesiyle Eşrefzade’nin “Belâ yağmur gibi gökten yağarsa/Bâşını âna tutmaktır adı aşk” mısraları sonuç itibariyle aynı yere çıkar. İkisinin de kastettiği mana birdir. Salik yani yolcu bütün bunlara neden katlanma gereği hissetmektedir, amacı nedir? Tabiî ki menzile ulaşmak, asıl yurduna geri dönmek için. Biz Âdem’in çocuklarıyız. Cennetten kovulduk ve şimdi tekrar oraya girmek istiyoruz. Orası bizim menzilimiz, asıl yurdumuzdur. Onun için kapıdayız ve bekliyoruz. Kapının ne zaman açılacağı, vuslatın ne zaman gerçekleşeceği belli değildir fakat o kapı bir gün mutlaka açılır, yeter ki bekleyen “edeb ve erkân ile” beklemeyi bilsin.  Edep ile erkânın ölçüsüde ayetle sabittir. Hem de başka bir ölçüye mahal bırakmayacak kadar açık ve net olarak:
         “İman etmek, salih amel işlemek, hakkı ve sabrı tavsiye etmek!”
         Bunun için türkü dinlemeyi seviyorum. Her türkü bizi farklı farklı güzelliklerle karşılıyor, bize yol yordam; adap erkân öğretiyor.Yeterki duyacak kulak, anlayacak yürek olsun! Kimi bir aşk hikâyesine götürür bizi, kimi bir gurbetçinin hüzünlü hikâyesine, kimi de bir dervişin nefsiyle olan mücadelesine… Ama hepsi de bizi insana, insanın varacağı o menzile götürür. Bir başka yazımızda “o menzil neresidir?” konusuna değinmek dileğiyle şimdilik sizleri Âşık Veysel’in gönüllerimize dokunan o yanık ve içli nefesiyle baş başa bırakalım. Esen kalın.
            “Yetişmek için menzile gidiyorum gündüz gece”
 
1000
icon
Osman Alpsoy 31 Ocak 2018 15:07

Türkü tadında bir yazı.Zevkle okumak düşer.Yazarımızın kalemi daim olsun

0 0 Cevap Yaz
e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri