Abdulbari KARABEYESER

SİZİ UYUTMAYAN BİR HAYALİNİZ VAR MI?

A
a

İnsanın hayatını anlamlı ve yaşanılır kılan sır bir hedefe kilitlenmek ve o hedef uğrunda var gücüyle çalışmaktadır. Bu anlamda herkesin bir potansiyeli vardır. Ancak bunun farkına varabilmek ve bu uğurda bir irade ortaya koyabilmek kişiden kişiye değişir.

         “Size çalıştığınızdan başkası yoktur” der Hz. peygamber. Efendimizin burada altını çizdiği mevzu ortaya konulan iradedir. Bizi, “biz” yapan, başkalarından farklı ya da ayrıcalıklı kılan işte bu iradedir. Doğuda meşhur bir söz vardır: “Tura cığıd, mırâ mırâd.” “Senden gayret benden murad.”

         Siz sadece isteyin ve odaklanın. Başarı ondan sonra gelir. Hedefiniz ne kadar büyükse başarınız da o kadar büyük olmalıdır. “Elma piş ağzıma düş”, “Emek olmadan yemek olmaz”, “Dert olmadan deva olmaz” darb-ı meselleri boşuna değildir. Dertlenin, isteyin, çalışın. Göreceksiniz ki kapılar ardına kadar açılacaktır.

         Ancak bu iradeyi ortaya koyabilmek için bir hedefinizin, bir idealinizin olması lazım. Sultan Fatih “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da o beni!” demişti. Evet, Fatih’i uyutmayan bir hayali vardı: İstanbul’u almak. O hedefe kilitlenmişti. İstanbul’u alarak Hz peygamberin müjdesine nail olmak istiyordu. Bu onun en büyük idealiydi. Ve bu ideali uğruna gece gündüz çalıştı. Sonuç ortada. Bir çağ kapandı, bir çağ açıldı. Kazanan tüm dünya oldu.

         Şimdi arkamıza yaslanalım ve kendi kendimize soralım. Bizi de uyutmayan bir hayalimiz var mı? Eğer sizi uyutmayan bir hayaliniz varsa başarı mutlaka gelip sizi bulur.Dünya edebiyatının devi Dostoyevski’yi bilirsiniz. Dert ve keder insanıdır. Baba sarhoş, anne hasta, kendisi de yatılı okullarda içine kapanık bir halde büyüyen sara müptelası yalnız bir çocuk. Ama bunlara kapılıp gitmiyor. Kendine bir hedef belirliyor. Yazarak yaşama tutunmaya çalışıyor. Hobiden öte bir şey bu. Bu gayreti, onu, dünya romancılarının piri haline getiriyor.

         Sibirya’ya sürgüne gönderirler. Tam on beş sene tecrit hayatı yaşar. Zor şartlar altında, buz gibi dondurucu hücrelerde yaşam savaşı verir. Görevlilerden kâğıt, kalem ve mürekkep ister. Çünkü yazmak onu ayakta tutan tek güçtür. Onun için bir nevi terapidir. Yazmasa, uyusa ölecek, bunu biliyor Dostoyevski. “Bana kâğıt, kalem ve mürekkep verin” der. Çünkü bir hayali vardır: Yazmak. Ve hayaline kilitleniyor.

         Sakın şöyle bir gaflete düşmeyelim. Dostoyevski’nin hayali yazar olmak falan değildi, yazmaktı! Sadece yazmak. Bu ikisi ayrı şeylerdir. Kalem onun için bir sütun, kutsal bir mabet. Ona dayanıyor, kalbini ona açıyor, ona fısıldıyor ruhundaki depremleri ve onunla hayata tutunuyor. Şimdi sorarım size:

         Eğer Dostoyevski uyusaydı, onu uyutmayan bir hayali olmasaydı hangimiz onu tanırdık ya da hangimiz Suç ve Ceza’yı, Beyaz Geceler’i, Karamazof Kardeşler’iEcinniler’i, Kumarbaz’ı, Amcanın Rüyası’nı okurduk? Onun için başarmak istiyorsanız sizi uyutmayan bir hayaliniz olmalıdır. Çünkü uyursanız ölürsünüz, bitersiniz.

         Ünlü yazar Maksim Gorki, on bir yaşında babasını kaybeder. Dedesi sert ve geçimsiz bir adamdır. Gorki’yi evden kovar. Gorki, tersanelerde, fırınlarda hamallık, çıraklık yapmaya başlar. Kabına sığmayan, delidolu bir çocuktur. Uzak denizlere açılan pusulasız bir kaptan gibi demirleyeceği limanı aramaktadır. Fırıncı çıraklığı yaptığı günlerden bir gün Tolstoy’un bir hikâyesini okur. Öylesine etkilenir ki, acaba kâğıdın içinde büyülü bir şey mi var diye güneşe tutup tutup bakar. Ve o gün demirleyeceği limanı bulur. Yazar olmak! Sonuç: Romanları tüm dünyada satış rekorları kıran bir yazar doğar. Adı Maksim Gorki. "Nereye gideceğini bilmeyen bir kaptana hiç bir rüzgâr yardım etmez.” Gorki bir kıvılcımdı, Tolstoy o kıvılcımı yaktı.

         Yazının girişinde insanın bir hedefi, bir ideali olmalıdır dedik. Umarım sizinde bir hayaliniz vardır. Eğer bir hayaliniz varsa tüm rüzgârlar arkanızdadır. Uçsuz bucaksız denizlerden korkmayın, hayalsiz kalmaktan korkun. 2 Kasım 1910 gecesi Petersburg’da bir tren istasyonunda ruhunu teslim eden Tolstoy’un son cümlesi: “Allah her şeyi yerine koyacaktır yeter ki siz vazgeçmeyin” dir.

         Evet, vazgeçmeyin. Sizi uyutmayan bir hayaliniz varsa vazgeçmeyin. Yoksa o hayali arayıp bulup. Başınız, bir gün mutlaka yıldızlara değecektir. Yıldızlarla kalın.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri