RAMAZANIN RAHMETİNDEN İSTİFADE ETMEK

A
a
Oruç ayı Ramazan, nedense oruç diyoruz. Oysa Kur’an-ı kerim ‘’savm’’ diyor. Namaz ifadesi de Kur’anî değil; Kur’an ona da ‘’salât’’ diyor. Abdest de öğle. Farsça da ‘’el suyu ‘’ demektir. Kur’an ‘’vudu’’ diyor. Dini terimlerimizin çoğu farsçadır. Biz madem bu kavramları Türkçe kullanmıyorsak, niçin Arapça aslını değil de, Farsça olarak kullanıyoruz. Anlaşılan, İran daha önce İslamla tanışmış, biz de dini onlardan öğrenmişiz. Bu açıdan Farsçanın bizim üzerimizde büyük etkisi olmuş. Geçmişte birçok yazarımız, şairimiz, edebiyatçımız İran’ın baya etkisinde kalmış. Birçok eser Farsça yazılmış. Örneğin Meşhur Mevlana, İranlı Şemsi Tebriz’inin etkisinde kalmış ve eserlerini farsça yazmıştır. Bu gün İranı her ne kadar dışlasak da, geçmişte onlardan bir hayli etkilenmişiz. İran her ne kadar İslamı kabul etse de, köklü bir Mecusilik geleneği var. Birçok Mecusi inancını İslama katmış, aslında İran, İslamlaşmaktan öte, İslamı Mecusileştirmiştir. Fars milliyetçiliği ön plandadır. Aslında asabiyeti terk etmemek, bütün toplumlarda bir nebze vardır. Bizimkiler de sık-sık milli ve yerli derken biraz da asabiyete vurgu yapıyorlar. Aslında, İnsanî ve İslamî vurgusu ön planda tutulmalıdır. Allah’ın razı olacağı anlayışın bu olduğuna inanıyorum. Kur’an-ı Kerimde hiçbir ırkın övüldüğü veya yerildiği görülmez.  
Konumuzun başında zikrettiğimiz oruç, yani ‘’Savm’’ a dönecek olursak, bu kelimenin anlamı: İster yiyecek, ister söz, ister yürümek olsun, bir şeyi yapmaktan geri durmaktır.  
Şeriatta savm: Mükellefin, niyet ederek, beyaz iplikten siyah ipliğe( fecirden güneş batımına ) kadar yemek,  içmek, cinsi münasebet ve kusmaktan kendini tutmaktır. Savm Yüce Allah’ın emridir ve bu ibadet önceki ümmetlerde de vardır.  Yüce Allah şöyle buyuruyor:  
‘’Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz’’ (Bakara suresi 183.ayet)  
Ayetten anlaşılan bu emrin inananları korumaya yönelik oluşudur. Oruç sayesinde Müslümanlar, dünyada aç, susuz, yoksul ve sefil insanları düşünerek onlara el uzatma, onların ihtiyaçlarını giderme konusunda gayret sarf ederek, o insanların gerek fiili isyanlarının, gerekse sözlü ahlarının hedefi olmaktan insanlığı korumaktır. Bu gün insanlığın bunca imkânlara rağmen bir türlü huzur bulamayışının temelinde, bu mazlumların ahı vardır diye düşünüyorum.  
Ayet ve hadislerle oruç konusunu Allah izin verirse bir sonra ki yazıya bırakarak, başka bir zaviyeden orucu değerlendirecek olursak: Kur’an da Hz. Meryem ‘’Ben Rahman’a oruç adadım. Artık bu gün hiçbir insan ile asla konuşmayacağım’’ (Meryem suresi 26. Ayet) diyor. Tefsirlerdeki yorumlara göre burada, susma, konuşmama orucu kastedilmektedir diyorlar. Hz. Meryem e iftira atıldığı, herkesin ileri geri rastgele konuştuğu ortamda, onlara laf yetiştirmek yerine, susma orucu çok manidardır. Konuşmak, hele de düşünüp taşınmadan konuşmak, insanların başına dert açabilir. Bazen konuşmamak daha münasip düşebilir. Hele günümüzde, insanımızın birçoğu düşünmeden, taşınmadan, doğruluğundan emin olmadan ha bire konuşuyorlar. Hele bu günlerde siyasi hava, bütün değerleri altüst ediyor. Vefa, saygı, edep, hayâ, haram, helal hiçbir şey hesaba katılmıyor. Övmede de yermede de sınır tanınmıyor. Öyle inanıyorum ki bu mübarek ayda, yapacağımız en güzel şey Hz. Peygamber (sav)in‘’ ya hayır söyle ya sus’’ emrine riayet etmek olacaktır.  
Tabi bunun yanda elimizdeki imkânları yoksullarla, yetimlerle, gariplerle, akrabalarla paylaşmak, hayattaki anne ve babalarımızı, yaşlılarımızı arayıp sormak, bir nebze de olsa onlara, yalnız olmadıklarını, onları asla unutmadığınızı göstermek gibi erdemlere sahip çıkmalıyız. Merhameti ön plana çıkarmalı, kin ve nefreti geri plana itmeliyiz. Bütün dünya mazlumlarını ve mağdurlarını düşünmeli, onlar için neler yapabilir izin hesabını yapmalıyız. Veya bu alanda çalışma yapan hayır kuruluşlarını desteklemeliyiz. Olabildiğince cömert olmalıyız. İftarlarda sahurlarda ne yiyeceğimizin değil ne yedireceğimizin hesabını yapmalıyız.  
Özellikle terörist, haydut çetesi İsrail’in katliamlarını bütün dualarımızda lanetleyelim. Mazlum Filistin halkına nasıl destek olmak gerekiyorsa öyle yardımcı olmaya çalışalım. Müslümanlar olarak Allah’ın ipine, yani Kur’an a sımsıkı sarılalım. Aynı zamanda Ramazan Kur’an ayıdır ve bu ay değerini Kur’an dan almaktadır. Bunu bilelim ve Hayatımızı Kur’an a göre test edelim. 
 Ramazanınız tüm hayırlara ve tüm güzelliklere vesile olsun. Selam ve dua ile… 
 
 
1000
icon
M.sahin 18 Mayıs 2018 11:49

Allah ilminizi artırsın kıymetli ustadim...

0 0 Cevap Yaz
Ali UÇAR 17 Mayıs 2018 12:40

Harikasın hocam Yolun açık olsun ağzına yüreğine sağlık.

0 0 Cevap Yaz
e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri