Mümtaz Boyacıoğlu

Pırlanta Ozanımız Toklümenli Âşık Said

A
a
Değerli Şiir severler ve Şair dostları
Bugün burada, 108 yıl önce aramızdan ayrılan KIRŞEHİR’İ SESİ VE TELİ İLE TANITAN PIRLANTA OZANIMIZ, TOKLÜMENLİ HALK OZANIMIZ AŞIK SAİD’İ 5. kez KIYŞAD olarak sevgi ve saygı ile anıyoruz.
Böyle önemli bir günde bizleri yalnız bırakmayan siz değerli konuklarımıza sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.           
Saray şairleri el üstünde tutulurken, yazılı edebiyat Saray içinde yürütülürken,Anadolu halkı sahipsiz, Anadolu halkı yetim, Anadolu bilinmez, tanınmaz, ziyaret edilmezken,  Anadolu halkı kendi olanakları ile köyünde yaşayıp, şehirleri bırakın yakın köyü bile görmeden sessizce doğan, yaşayan ve ölenlerin yanında, kıymet bilir halkımızın, Halk Ozanlarımızdan Pir Sultanları, Karacaoğlanları, Köroğlularını, Dadaloğullarını, Aşık Veyselleri ve Yakın çevremizden Toklümen’li Aşık Said’i, Geycekli Aşık Hasanı, Aşık Niyazi’yi, Kırşehir’den Şemsi Yastımanve Hamit’li Dursun Kaya gibi yüzlerce ozanlarımızı unutmadıklarını görüyoruz.
ProfArminWambery, kitabının önsözünde der ki; “Türk Halk Edebiyatının hazineleri sokaklara dağılmış inciler, pırlantalar, değerli taşlar gibi darmadağınık bir halde, kendisini toplayacak birisini bekliyordu.” İşte Aşık Said’de bunlardan birisiydi.1
Halkının içinde el üstünde tutulan ozanlarımız halkın yaşam biçimlerini, sazları ve sözleri ile dile getirip halkın GÖZÜ, KULAĞI ve DÜŞÜNCESİ olurken bu ozanlarımız yetkililer tarafından arayıp sorulmazlar.
Kendi yaşam biçimlerini şiirlerde ve türkülerde gören vefakarhalkımız, ozanlarımıza tercüman olup hayat hikayelerini, şiirlerini, türkü ve ağıtlarını belleklerinde taşıyarak, öldükten sonra yazılı edebiyat araştırmacılarına aktarmışlardır.
Yaşamı ile ilgili bilgi ve belge bulunmayan birçok ozanımız da şiirleri ile karanlıklara gömülüp gitmişlerdir. Böylece yazılı edebiyatta yerlerini alan ozanlarımızdan birçoğunu araştırmacı yazarın kitaplarında görüyoruz.
*Halkın sorunları ile karılıp yoğrulan,1835 -1910 yılları arasında yaşayan,inci ve pırlanta değerindekiTOKLÜMENLİ AŞIKSAİD’imizi (Değirmenci) tanıyalım.
*Anadolu ozanlarından Dadaloğlu’nun babası Musa Hoca 15 yıl kadar Toklümen’de imamlık yapar. Aynı zamanda saz çalmayı da bilen Musa Hocadan okuma – yazma ve saz çalmayı Öğrenen Aşık SAİD, 18 yaşına gelince bilgilerini geliştirmek için Kayseri’ye giderek 2,5yıl medrese öğrenimi görür.2
*Aşık SAİD köyüne döndükten sonra,“Kızılırmak üzerinde kayıkçılık yapar, tarlasını ekip biçer, avcılığa meraklıdır, şahini ile gezer.”Köyünden edinilen bilgiye göre,“Dindar, namazını kaçırmayan, çok dürüst ve doğru bir karakter adamıdır.”Bu ve benzeri sosyal özelliklerini bütün şiirlerinde, kuşkuya yer kalmayacak şekilde tam bir açıklıkla görebiliyoruz.
*Okuma yazması olan, medrese eğitimi ile Türkçe konuşan, Arapça ve Farsçayı iyi bilen AŞIK SAİD Ozanımız, çokça gezerek bilgi dağarcığını geliştirmiştir. Bu bilgi birikimini de şiirlerine yansıtmıştır. Köyünden, Kızılırmak’tan, çevresinden, halkından hiçbir zaman kopmamıştır. Bu konuları daha çok derinlemesine işlediğini şiirlerinde görüyoruz.
*Yatağının başucunda defter, hokka içinde mürekkep ve divitini eksik etmediğini, daha çok sabaha karşı ilham gelince şiirlerini yazdığısöylenir.
*Gördüğü güzellerin ilk önce kara gözlerine şiirler söyleyip güzellemelerde bulunur
*Baharı, çiçekleri, dağları, gölleri, bağ ve bahçeleri, kuşları, kaplıcayı, Kızılırmak’ı, gezdiği yerleri, gördüğü güzelleri, sevgi ve sevgiliyi, nişanlıyı, gelini, eşini, yavrusunu, gurbeti, sılayı, dostunu, düşmanını, askerleri, savaşları, kıtlığı, veremi, Yemene gidişini, hayatı, Yaratanı, dini, hocayı, hastalığı, ölümü, ahireti ayrı açılardan sazına getirmiş, ses vermiştir tellerine.
*Aşık SAİD şiirlerinde, yalnız Toklümen’i Kırşehir’i değil tüm Anadolu’yu anlatır. Halkının yaşam biçimini anlattığı için olmalı ki, şiirleri, türküleri kulaktan kulağa ülkenin dört biryanını sarmış, ezberlenip okunmuş, görgü tanıkların dilinden dalga dalga yayılırken TRT repertuarında da yerini almıştır
*Aşık SAİD dahil tüm ozanlarımızın kimliğineher zaman halkımız sahip olmuştur.
*İlköğretim Müfettişi olarak Toklümen’e gelen Muzaffer Ergün, AşıkSAİD’inadını, şiirlerini ve türkülerinisıkça duyar.1939 yılında, yani ölümünden 29 yıl sonra bu araştırmalarını“TOKLÜMENLİ AŞIK SAİD” isimli kitabında toplar.3
*Üç kez evlenen Aşık Said’indört oğlu olur. İkisi aynı günde hastalıktan, diğer oğlu Nuri, Kızılırmak üzerinde kayığın devrilmesi sonunda kaybolur. Bu olaya çok üzülen Aşık SAİD, uzun süre sabahları erkenden ırmağın kenarına gelerek Nuri’yi bekler ve “Nuri’mi kenara çal Kızılırmak” isimli ağıtı söyler.Ozanımızın bu ağıtınıyöremiz halkı ve sanatçılarımızdillerinden düşürmez. Geride tek oğlu Aşık SEYFULLAH kalır.
Toklümen köyünün kültür kaynağı ve pınarı olarak gördüğümüz AşıkSAİD’den sonra bu pınardan çağlayıp akan oğlu Seyfullah’ı, torunları Aşık Salih, Aşık Mustafa Köksal ve diğerlerini de burada anmadan geçemeyeceğiz. (Yazar Ercan Değirmenci’nin derlediği “Kırşehir’li Âşık Salih” isimli eser Eylül 2016’da ve “20.Yüzyılın Şairleri AMCA ile YEĞEN” kitabı ise Ocak 2017’de, Mustafa Köksal’ın şiir kitabı da bu yıllarda okuyucuları ile buluşmuştur. Bu aşıklarımızda ayrı ayrı bir araştırma ve anma konusudur.)
*Aşık SAİD, daha çok Karacaoğlan ve Dadaloğlunun etkisinde kalmıştır. Konu, düşünce ve işleyiş biçiminde benzerlik görülür.“Kırşehir’in gülleri” ve “Kulak verdim dört köşeyi dinledim.” türkülerinde olduğu gibi.
*AşıkSAİD’inAydos diye başlayan bozlakları ve diğer türküleri, bu yörede yaşayan Muharrem Ertaş ve devam eden soyları tarafından, ayrıca bazı Türk Halk Müziği Sanatçıları tarafından Ulusal kanallarda, düğün ve özel eğlencelerde dillerden düşmez.
*Öldüğünde 75 yaşındadır. (18 Ocak 1910) Yastığının altından kendi el yazısıyla yazılmış “Son Türküsü” de çıkmıştır 4
SAİD bu rüyaya aldanma boşa
Senin günahların gökleri aşa
Götür azık bir gün gelecek başa
Sana baki değil bu Toklümen
Toklümen Köyüne Ozanımız AşıkSAİD’in anıt mezarı yapılmış, ayrıca adına ve ozanlığına yakışır 1991 yılında heykeli dikilmiştir. Toklümen Köyü 1989 yılında belediyelik olduktan sonra 2005, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında AŞIK SAİD anma törenleri düzenlenmiştir.5
Aşık Said’in İşlediği konuları 9 bölümde görüyoruz.
1-Gurbet sıla ve özlem,
“Gezdim dört köşeyi, hiç dengi yoktur
Bulunmaz akranı eşi sılanın.”
2- Sevgi ve güzelleme,
“Nedir bu sendeki edalar nazlar
Çok olur güzelde noktalı sözler
Baldudak üstünde gül gibi yüzler
Sinemi sineme bas kara gözlüm.”
3- Doğaya dönük şiirler,
Çiçeklerin serfinazı (Üstün) menekşe
Dereler çiğdemi düze güneşe
Dağlar kahma (İpekumaş) giymiş dönmüş gümüşe
Evvelden döşenmiş yere çiçekler.”
4- Askerlik ile ilgili şiirler,      
“Felek gurbet elde alma canımı
Sılada yavrular perişan olur
Yıkıp viran etme fakir haneyi
Düşmanlar duyarsa Şaduman (Sevinir) olur.”
5- Kızılırmak, hastalık ve ölüm,
“Der Said’im arşa çıktıfiganım (Feryadım)
Elimden uçurdum bir çift doğanım
Biri yeğenimdi biri ciğerim
Mahşerde davacın var Kızılırmak.”
6- Geçici dünya, gerçek dünya ve din
“Hakkın sarayında gizli sır idim
Said’im çekiyor gam ile keder
Anamın rahminde yarattın beni
Hakka aşık olan dünyayı nider
Beyaz mürekkepten al kan eyledin
Misafirhanedir gelenler gider
İnsan sıfatına döndürdün beni.
Yeni bildim yalan dünya boş imiş.”
7- Yanıp yakınmalar,
“Yeni değmiş on üç on dört yaşına
Ey aziz dostlarım yoruldum gayri
Bir acayip sevda gelmiş başına
Dem sürmedim yaran ile eş ile
Düşmüş yavrum eloğlunun peşine
Ben kahpe feleğe darıldım gayrı
İncitmen yavrumu tor vardı dağlar.
Geçti ömrüm bora ile kış ile.”
8- Tepki ve çıkışlar,
“Nazar kıldım her tarafa köşeye
Niçin tamahkarsın dünya malına
İltimas çok ağa ile paşaya
Yakarsın canını hakkın narına
Var mı bu dünyada ebed yaşaya
Daima gidersin ziynet yerine
Yolu çıkmaz bir yücecik dağ imiş
İlim meclisine varsan olmaz mı?”
9-Destanlar, “Destan-ı İlhâmî” başlıklı üç des­tan.
Padişahım olsun kılıcın keskin
Karadağ üstüne kavganın aslı
İşitsin Hünkarım a’dadacengin
Dinsiz Sırpların tedbiri şaştı
Görmedim cihanda Vezir’in dengin
Toplar atılınca geriye kaçtı
Urun şahbazlarım der Yusuf Paşa
Bizde din kuvveti iman uyandı
AŞIK SAİDİLE İLGİLİ ARAŞTIRMALAR;1- Fuat Köprülü, 2- Cevat Hakkı Tarım,3- Eşref Ertekin, 4- Cevat Hakkı Tarım, 5- Muzaffer Ergün, 6- Cahit Obruk, 7- Fuat Köprülü, 8- Refik Ahmet Sevengil, 9- Kırşehir il yıllığı, 10- Cahit Obruk, 11- Cahit Öztelli, 12- Mesut Özgen, 13- Fatma Köyoğlu, 14- Deniz Toprak, gibi araştırmacı ve yapımcılar tarafından AŞIK SAİD incelenmiş makaleler sunulmuş ve eserleri radyoda seslendirilmiştir. 6 –
Değerli izleyiciler,  sözlerimi Büyük Şairimiz AŞIK SAİD’İN bir dörtlüğü ile bitirmek istiyorum, saygılarımla.
 
Der Said'im arşa çıktı figanım
Elimden uçurdum bir çift doğanım
Biri yeğenimdi biri ciğerim
Mahşerde davacın var Kızılırmak
 
Kaynak ve Kaynak kişiler
1- Cahit OBRUK “Kırşehirli Aşık SAİD” kitabı
2 – Yaşar ŞAHİN Eğitimci - Araştırmacı yazar
3 - Cahit OBRUK, “Kırşehirli AşıkSAiD” kitabı. (Muzaffer Ergün,“Toklümenli Aşık SAİD” kitabı
4 - Şenses Müzik Market (İnternetten alıntı)
5 - Özdemir TAŞKOPARAN -Toklümen Belediyesinden emekli memur.
6 –Cahit OBRUK- “ Kırşehirli Aşık SAİD” kitabı,
7 –Mehmet Ali Baran,1968 – 1970 yıllarında Toklümen’de imamlık yapmıştır.
 
24 Mart 2018
Mümtaz BOYACIOĞLU
Eğitimci, Araştırmacı, Şair, Yazar
KAMAN / KIRŞEHİR
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Kırşehir'in Güncel Haberleri