Prof. Dr. İsmail Tufan

Öğrenmek ve Öğretmek 

A
a
 
Çağımızda başarılı yaşlanabilmenin temel koşulu bilmek, öğrenmek ve öğretmektir. Bilgi çağında bilgisizce de uzun süre yaşayabiliriz, ama başarılı yaşlanamayız.  
Öğrencilerimle konuşurken onların bazı bilgilerini de ölçmeye çalışırım. Tabii ki ölçüm burada anlamsız bir kavramdır. Daha ziyade kişisel bir değerlendirme yapmaya çalışırım. Ortaya bir konu atar, bu konuyu aramızda tartışmaya açarım ve bazı sorularla onların konuya nasıl bir yaklaşım göstereceğini, hangi bilimsel girişimlerle konuyu ele aldıklarını görmeye çalışırım.  
Sohbet sırasında “Sen olsan bu konuyu nasıl analiz ederdin, bana ipucu verebilir misin?” gibi bir soru sorup, alacağım cevabı merakla beklerim. Genellikle hayal kırıklığı yaşadığımı gizlemeyeceğim. Çünkü çoğu bir analizin nasıl yapılacağını bilmemektedir.  
Konuşma sırasında ele aldığımız konu yavaş yavaş belirginleşmeye başladıktan sonra sorduğum sorulardan biri de şudur: “Bana anlaşılır bir Türkçe ile şu anda konuştuğumuz konunun ana hatlarını belirtir misin?” Maalesef birçoğu belli bir konuyu sınırlandırmada ve ana hatlarını belirlemede sıkıntı çekmektedir.  
Sıkıntı çektikleri bir diğer alan ise belli bir konuyu izah veya tarif etmede yaşadıkları sıkıntılardır.  Konuyu ana hatlarına indirgeyemeyen, konuyu açık ve net bir dille izah veya tarif edemeyen öğrencinin, tabii ki konuyu analiz etmesi zor olacaktır.  
Bunu yapamadığı için gerekçelendirme açısından zayıf kalmaktadır. Gerekçelerini mantıklı bir sırayla anlatamamaktadırlar.  
Tanım konusunda belli bir bilinç düzeyine eriştikleri halde tanımlama konusunda çok büyük sıkıntıları vardır. Kaynaklardan aldıkları tanımları kelimesi kelimesine yazıp, tanımın anlamını kavrayamadıklarına çok sık rastlıyorum.  
Bir konunun bilimde nasıl tartışılacağını, bilimsel tartışma kavramını tanımadıklarına sıkça şahit oluyorum.   
Bir diğer sorun açıklama konusunda dikkat çekiyor. Ampirik bilimlerde açıklama kavramından ne anlaşıldığını bilen öğrenci sayısının çok düşük olduğunu üzüntüyle tespit ediyorum.  
Anlatım ve açıklama arasındaki farkı, karşılaştırmanın benzerlik ve farklılık karşılaştırması anlamına geldiğini bilmeyen öğrencilerimizin sayısı çok fazladır. İlişkilendirme, yorumlama ve sorgulama kavramlarının bilimsel çalışmalardaki anlamını da kavrayamamış öğrenci sayısı çok fazladır.  
Belli bir konuyu kendi bakış açılarından ele alırken, bu yaklaşımın haklılığını ortaya nasıl koyacağını, konuyu nasıl sınırlayacağını ve karşısındaki kişiye nasıl tasavvur ettirebileceğini beceremeyen öğrenciler de çok fazladır.  
Eğitim alanında sorunlarımız sık sık dile getirilmektedir. Ben yaptığım bazı tespitleri kısaca anlatmaya çalıştım. Anlattıklarım üniversitede çözülemez. Bunlar, üniversiteye gelmeden önce öğrencinin bilmesi gereken şeylerdir. Üniversitede sıfırdan başlayamayız. Ama tespitlerim buna ihtiyacımız olduğuna işaret ediyor. Üniversiteye başlayan her gence İngilizce öğretmek ne kadar önemliyse, kendi dilinde, Türkçe, bilimsel bir konuyu tarif ve izah etme, açıklama, tanımlama, inceleme vs. kavramalarına bağlı olarak nasıl ele alacağını da öğretmek gerekir.  
Eğitim sisteminin reforma ihtiyacı vardır. Çağdaş bir eğitim sistemini hayata geçirmemiz şarttır. Ömür boyu öğrenmeyi teşvik eden ve destekleyen eğitim sitemi ile yolumuza devam etmeliyiz. Bilginin yarılanma süresi hızla kısalmaktadır. Bilgi ve bilim üretebilmek için bilgiyi tazelemek gerekmektedir.  
Amacı mezun olmak olanların yerine amacı öğrenmek olan öğrenciler yaratmalıyız.  Bu ise amacı mezun etmek olanların yerine amacı öğretmek olan eğitim modelini gerekli kılmaktadır.  
 Prof. Dr. İsmail Tufan 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri