Karışık Bir Yazı

A
a
Bahar Mutluluğu
 Türk Dünyasının 21 Mart Nevruz Bayramını candan kutluyorum.
 
Bahar gelmiş türlü çiçek açmış
Baharda gül, gül baharda ne güzel
Açılmış goncalar güller saçılmış
Baharda gül, gül baharda ne güzel
 
Büyük ozan, Neşet Baba ile bir giriş yapmak istedim bu hafta. Gazetemizi ve köşemizi takip eden değerli okurlarım hatırlayacaklardır. Daha önceki Baharla ilgili yazılarımda yukarıdaki türkünün tüm kıtalarını da yazmıştım.
Değerli okurlarım, sevgili Kırşehir’liler;
Gerçekten Baharda gül çok güzel. Üstat Gül Bahar da güzel demiş ama şimdi güller dört mevsim açıyor maşallah. Son 2-3 yıldır Bahar erken geliyor. Bence bu yıl çok daha da erkengeldi sanırım. Kış mevsiminin başında tüm uzmanlar bul yıl kış mevsiminin çok çetin geçeceğini, bilmem kaç yılın en soğuk kışı olacağını falan açıklamışlarda ama hiç de öyle olmadı. İnşallah Kış Bahara kalmamıştır.  Şimdiden Bademler, Zerdaliler, Kayısılar, Erikler çiçek açtı.  Şeftali, Kiraz, Vişne yolda, Elma, Armut hatta hatta Ayva ve Cevizlerde hazır bekliyor. Güller yaprak çıkardı. Birçok kimse Bağ’ları, Asma’ları budadı. Noolcak şimdi. Bir kısım Ziraaatçiler, meyve uzmanları uyarılarda bulunuyor. Hava durumu kontrol edin, eğer sıfırın altına düşeceği yönünde uyarılar olursa, meyve ağaçlarının altında ateş falan yakıp tedbir alır diyorlar. Olurmu? Bilemem. Uzmanların uyarılarına uymak lazım.
Ben Pazartesi günü haftalık hava durumuna baktım, Cumartesi günü için Kar yağışı görünüyordu. Perşembe günü baktım, bu kez Yağmur var. Bu mevsimdeki kar yağışı ağaçlar açısından çok tehlikeli olur. Kar yağar, gece birde ayaza çekerse. Eyvah ki eyvah. Yandı gülüm keten helva. Çiçek açmış, patlamış, kabarmış tüm ağaçları soğuk alır. Dolayısıyla da meyve yok demektir.
            Mart ayı her dönem tehlikeli olmuş herhalde. Eskilerin sayılı kış dedikleri tüm soğuklar Mart ayında oluyor.  Örneğin, Mart Dokuzu, Dokuzun dokuzu, Karıyı kazana sokan diye isimlendirilen soğuklar bu ayda olur.  Şu ana kadar beklenilen yada eski kışlar olmadı. Hani derlerdi ya 21 Marttan önce bahar gelmez oda geçti Bahar Bayramını da kutladık. Halen kış yok. Eskiler ne derdi. “ Mart Kapıdan baktırır, Kazma Kürek yaktırır, Mart ayı dert ayı.” Bu yıl Kazmayı, Küreği kurtardık. Birde “ Mart martlar, tavuk yumurtlar, inek buzalar, koyun kuzular” denirdi. Bu tamam. Zaten Baharın müjdecisi de bu ay. Hani demiştik ya Toprak ananın uyanıp bizi çağırdığı Ay. Gerçi şimdilerde mevsimler gibi birçok şey de değişti. En başta İnsanlar değişti. Tavuklar, Koyunlar, inekler değişti. Deyimde söylendiği gibi eski tavuklar bu ayda yumurtlamaya başlardı. Kadınlar mutlu olurdu “Tavuklar açıldı” derlerdi. Koyunlar bu ayda kuzular,  inekler bu ayda buzalamaya başlardı. Şimdi bütün bunlar yılın 12 ayı oluyor. O zaman insanın aklına şöyle bir düşünce geliyor. Ya eski tavuklar, koyunlar, inekler çok salaktı ve tembellik ederlerdi, şimdikiler çok uyanık ve çalışkan. Ya da İnsanoğlu bunlardan 12 ay verim almanın bir yolunu buldu.  Ne dersiniz. Bakalım hayırlısı. Biz tedbirlerimizi alalım, taktir yüce yaradanın. Kısmette ne varsa o olur.
 
 
KÜLTÜR BAŞKENTİ
“Türk dünyasının nüfus cüzdanı, kimlik belgesidir, barış, kardeşlik, huzur ve hoşgörü için asırlardır eşsiz bir ilham kaynağı olma niteliği”      
Yukarıdaki bilgiler size neyi hatırlattı diye bir soru sorsam, Kırşehir’de yaşayan, Kırşehlir’liyim diyen, Kırşehir’i bilen, tanıyan, herkes, iddia ediyorum herkes istisnasız KIRŞEHİR diye cevap verir.
"Türk Tarihini ve Kültürünü araştıran tarihçilerin yolu elbet bir gün Kırşehir'edüşecektir"  Bu söz Kırşehir’li, Kırşehir'in yetiştirmiş olduğu çok değerli ve ender ilim, irfan ve kültür adamı, tarihçi Cevat Hakkı Tarım’a  ait. Kendisini rahmet ve şükranla andığım değerli hocamız bunu söylerken Kırşehir'in Türk Tarihi ve Kültürü bakımından ne kadar önemli bir vilayet olduğunu vurgulamış.
Ben her fırsatta bu konular ile ilgili, Kırşehir ile ilgili yazdığım her yazımda; Kırşehir için bakın neler söylüyorum. KIRŞEHİR Anadolu’nun ortasında bir nazar boncuğu gibi duran, ozanlar, evliyalar diyarı, Anadolu’nun kültür başkenti KIRŞEHİR.“Ana vatanı, baba yurdu” şirin KIRŞEHİR, gözü tok, gönlü zengin, eli, sofrası açık, Ahi’ler diyarı KIRŞEHİR.  Sevginin, hoşgörünün Türkülerin merkezi Kırşehir. Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Yunus Emre, Aşıkpaşa, Aşık Sayıt, Muharrem Ertaş, Çekiç Ali, Neşet Ertaş vb. vb. Evliyaların Ozanların memleketi Kırşehir. Kırşehir ozanımız rahmetli Şemsi YASTIMAN’ın “ Türk’ü anlamak için Türkü dinlemek gerek” diye tarif ettiği, bizi bize anlatan, dinledikçe, söyledikçe yaşadığınızı, yaşayacağınızı hissedeceğiniz Türkülerin Anavatanı KIRŞEHİR.
Yukarıda yazdıklarımı Kırşehir’in konu edildiği her yerde, her ortamda, her platformda gururla söylerim, söylemeye de devam edicem. Yalnız ben mi böyle söyleyip, böyle düşünüyorum. Tabii ki hayır. Yukarıda belirttim gibi, Kırşehir’de yaşayan, Kırşehlir’liyim diyen, Kırşehir’i bilen, tanıyan, herkes aynı şeyleri düşünür, aynı şekilde dillendirir.
Gelelim konunun aslına. Girişte yazdığım not, TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov’a ait. Tarif            ettiği yer ise Tük Dünyası Kültür Başkenti seçilen, yada seçilecek illerin özellikleri. Yani Kırşehir’in.(burası bana ait.)
TÜRKSOY nedir kısaca bilgi sunmak istiyorum. TÜRSOY Türk dünyasının UNESCO’ su. 1993 yılında, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanları tarafından imzalan bir anlaşmayla kurulmuş.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan, Başkurdistan, Altay, Saha Tıva, Hakas Cumhuriyeti ve Moldovaya bağlı Gagavuz Yeri TÜRKSOY’a gözlemci üye olarak katılmışlar. TÜRKSOY kurulduğu günden bu yana, Türk halklarının gönül birlikteliğini ve kardeşliğini güçlendirmek, ortak Türk kültürünü gelecek nesillere aktarmak ve dünyaya tanıtmak amacıyla kurulmuş ve çalışmalarını bu yönde devam ettiriyor. TÜRKSOY’un çalışmaları kuruluşundan bu yana üye ülkelerin devlet başkanlarının himayelerinde yürütülüyor.
İşte bu TÜRKSOY bugüne kadar Astana, Eskişehir, Kazan, Merv ve Şeki şehirlerini TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKANTİ olarak seçti. Bu yıl bu onura KASTAMONU ilimiz layık gürülmüş ve 21 Mart Neruz bayramında ve devamında bu ilimizde birçok etkinlik düzenlenmiş. Hayırlı olsun. Kastamonu adına çok sevindim, Kırşehir adına üzüldüm.
TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov,  seçilen iller ile ilgili olarak;
"Türk dünyası kültür başkenti seçilen şehirlerimiz, sıradan şehirlerden ibaret değildir. Bugüne kadar bu payeyi Astana, Eskişehir, Kazan, Merv ve Şeki şehrine layık gördük. Bu şehirler, Türk dünyasının nüfus cüzdanı, kimlik belgesidir, barış, kardeşlik, huzur ve hoşgörü için asırlardır eşsiz bir ilham kaynağı olma niteliği taşımaktadır." değerlendirmesinde bulunmuş.
Anadolu’nun kültür başkenti Şirin KIRŞEHİR’egelirsek !!!. Ben buradan ilgili ve yetkili tüm Kırşehir’lileri bu konuda çalışma yapmak üzere davet ediyorum. Kırşehir adına üzüldüm dedim. Gerçekten üzüldüm. Çünkü, tarihte Türk devletleri kurulduğu günden beri Kırşehir Türk Dünyasının en önemli kentlerinden birisi olmuş, Anadolu kültürünün merkezi konumunda bulunmuş çok önemli bir il. Umuyorum bu konuda ne yapılması gerekiyor ise yapılır.
Haydı bakalım durmayalım, önümüzdeki yıllarda bu onuru taşımayı en çok hak eden il Kırşehir’dir diyorum. Neler yapılır bir bakalım.
Galın sağlıcakla.
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri