KALP HAYATIMIZIN ŞARTELİDİR.

A
a
Şu insanoğlunda bir güç vardır ki; planlayıcı, kurgulayıcı, uygulayıcı ve kontrol altına alındığında uysal, sevecen, üzülen, üzüldüğünde gözlerinden dolu dolu yaşlar döken bir uzvumuz ki onun olmadığını düşündüğümüzde insanın olmayacağı bir gerçektir. Neden mi bahsediyorum? Tabii ki de bir et parçası gibi düşünülen kalbimizden bahsediyorum. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (S.a.v)’in bile , sıkça dile getirdiği dualardan biri şöyleydi: “ Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Rabbim! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl!”, diyerek kalbin insan üzerindeki gücünün ne kadar yüksek etkisinin olduğunu teyit ederken, kalbin bir et parçası olmadığının da altını çizmiştir.
                              Peygamber efendimiz günahlardan münezzeh olmasına rağmen bu duasında, yüce Allah’tan kalbini iman ve istikameti üzere sabit kılmasını diliyorsa, biz günahlarla iç içe yaşayan insanların vay haline . Zira kalp, iman ve istikametin merkezi, başlangıç ve bitiş yeridir. İman ve İslam’ın bir tezahürü olan her hayırlı ve faydalı işe öncelikle kalpte niyet edilir. İşte böylesi bir öneme sahip olan kalp, Peygamberimiz (S.a.v) tarafından beden ülkesinin sultanı diye takdim edilmiştir. Kalp, sadece vücutta kan dolaşımını ve hayatın devamını sağlayan bir organ olarak küçük bir et parçası değildir şüphesiz.
                            Kalp manevi hayatımıza yön veren ve akıbetimizi belirleyecek olan bir merkezdir. Kalp; iman ve küfrün, sevgi ve nefretin, cesaret ve korkaklığın, iyilik ve kötülüğün, kısacası bütün duyguların kaynağıdır. Güzellikler de, çirkinlikler de hep kalpte başlar ve kalpte biter. Hayrın ve şerrin faydalı düşüncelerin barınağı olan bir kalpten ancak güzellikler yansır. Çirkinliklerle kirletilmiş, olumsuzlukların esiri haline getirilmiş bir kalpten yansıyacak olacaklar da sadece kötülüklerdir. Efendimiz (S.a.v), bu gerçeği “
                         Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi olursa bütün vücut iyi olur. O bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. Hadisiyle dile getirmiştir. Bu kalp, ışığını imandan, güzelliğini salih amellerden alır. Selim bir kalpte dünyevi hiçbir kaygı, tasa ve kedere esir olma yoktur; yalnızca Allah’a dayanıp güvenme vardır. Bu kalpte onur ve haysiyeti zedeleme yoktur; izzet ve saygınlık vardır. Selim olan kalpte sorumsuzluk, bencillik, kin, nefret, zulüm yoktur; paylaşma, sevgi, saygı, hoşgörü vardır. Bu kalpte şiddet, husumet değil; şefkat, merhamet, ülfet, muhabbet vardır. Bu kalpte hayâsızlık değil; iffet, erdem, fazilet vardır. Bu kalpte “ben” değil, “biz” vardır; birlikte ağlayıp, birlikte gülme vardır.
                         Bu kalpte kibir değil; tevazu, yalan ve eğrilik değil; sadakat, kabalık değil; nezaket, katılık değil; letafet, korku değil; cesaret vardır. Üzülerek belirtmek isterim ki; bugün hırs, tamah, daha çok kazanma, daha çok haz alma ve daha hızlı yaşama arzusu insanlığı adeta kuşattı. Bugünlere ve yarınlara yön veren beden ülkesinin sultanı kalpler, nefislere esir oldu. Bugün insanlık, topyekûn bir merhametsizlik, vicdansızlık ve vurdumduymazlık sorunu yaşıyor. Nice mazlumların feryadına, yardım çığlıklarına kulak tıkanıyor. Nice canlar, şiddete, zulme, teröre kurban gidiyor. Niceleri evsiz, yurtsuz, yuvasız bırakılıyor. Dünyanın bir çok yerinde daha çok din endeksli cinayetler işleniyor.
                         Özellikle devletler arası vahşetler şeytanı bile saşırtacak seviyelere ulamıştır. Denizler, her geçen gün mülteci mezarlığına dönüşüyor. Kıyıya vuran minik bedenler, aslında vicdanların kıyıya vurduğunu, her gün insanlığın irtifa ve itibar kaybettiğini haykırıyor. Bugün kalplerin pasını, katılığını, hastalığını silmek için bir gönül terbiyesine ve merhamet seferberliğine ihtiyacımız var. Bugün bize ahirette gerçek manada fayda sağlayacak olan kalb-i selime çok ama çok ihtiyacımız var. O halde geliniz, “O gün, ne mal ne de evlat fayda verir. Ancak Allah’a kalb-i selim ile gelenler fayda bulur.”[5] âyetini, bir kez daha derinden tefekkür edelim. Fıtratımızda var olan selim kalbimizi, zihnimizle, dilimizle, salih amellerimizle daha da tezyin edelim. Kalbimiz, her daim
                        Rabbimizin rızasını arasın, onun ve Resulü’nün sevgisiyle dolsun. Kalbimiz, güzelliklerin merkezi olsun ve etrafımıza güzellikler saçsın. Gönüllere sevinç, huzur ve mutluluk taşısın…
               KALBİMİZ
Ulviyet şanında ayrı kalınmaz,
Aklı selim kalple yaşıyor insan,
Gönlünde gül açar kinci olunmaz,
Kalbinde bin cevher taşıyor insan,
 
Var olan duygular kalpde birleşir,
Şer ile beslenen kalpler kirleşir,
Yüzde gül açarsa her şey iyileşir,
 O zaman yardıma koşuyor insan,
 
Ömrü bahar olur hakkı bilirse,
Hak için ağlatıp vecde gelirse,
Yaratan emrinde insan ölürse,
Görünen hallere şaşıyor insan,
 
Kalp gözün aynası hazla bakana,
Aşkı sevda olur candan yakana,
Hasmına hançerdir karşı çıkana,
Öksüzün başını kaşıyor insan,
 
Duman oğlu derki kalbe sadık ol,
Ona iman yükle her gün bol bol,
Onunla engeller olur düz yol,
Engeli sadık kalple aşıyor insan.
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri