KAHVE, KAFETERYA

A
a
Yaptığım iş değil ama bayram da biraz zamanım oldu, Kırşehir de insanlar nereye gidiyor, nasıl vakit geçiriyor, kim nerde, hangi mekânda kimler var, kimler yok diye merak ettirilip Kırşehir’in ana caddelerinde ve Kent Park da bulunan kafelere şöyle bir göz attırma ve fikir sahibi olma imkanı sundu bir arkadaşım.
Her kafe hınca hınç dolu…
Yemek, çay ve muhabbet gırıla gidiyor.
Herkes hayatından mutlu, mesut.
Dolar yükselmiş, enflasyon almış başını gitmiş, zamlar kapıya dayanmış, kimsenin umurunda değil.
Kurban Bayramı dolayısıyla evde oturayım da misafir ağırlayayım, anneme yardımcı olayım, kolonya şeker tutup, kahve yapayım diyenler sanki yok gibi...
Hoş her daim evde oturuyoruz, bayram işte kendimizi salıverdik dışarıya diyenler de yok değil… Sonradan sonraya bi Kafeterya kültürü oluşmaya başlamış ...
Bir de mekan tercihi yapanlar varmış gördüğüm ve öğrendiğim kadarıyla herkes her yeri tercih etmiyor,
her mekânın kendine has alıcısı, müşterisi varmış. 
Her camianın takıldığı, dostlarını görmek için ya da iki lafın belini kırayım diye gittiği yerler farklıymış. 
Siyasetçilerin, işadamlarının, muhafazakârın, zengin aile çocuklarının, öğrencilerin, elit kesimin, üst perdeden kendilerini yüksek görenlerin, sağcının, solcunun müdavimi olduğu yerler çeşitlilik arz ediyormuş.
Siyasetçiler ve bürokratlar reklam olmasın diye ismini veremediğim sizlerin de bildiği mekanlardan vazgeçemezken, üst gelir grubu ve gün yapan, misafirlerini dışarda kabul eden bayanların gittiği yer ayrı. 'entel' tayfa Pizza’ cı, hayalinin kahvecisi, gönlünün kahvecisinden ayrılmıyorlarmış, para kazanmanın ne demek olduğunu bilmeyen zengin aile çocuklarının bazıları ise buradaki kafelerden sıkılıp Ankara, Kırıkkale, Kayseri ya da Nevsehir'e gittikleri söyleniyor.
Kırşehir kafeleri hep dolu, bayram olmadan da dolu, gündüz vakti bir giriyorsunuz içeriye sanırsınız herkes oturdukları yerden son model cep telefonlarıyla internet ortamında para kazanıyorlar.
Önceleri insanımızın yaşamına “eğlence merkezi” olarak giren, ancak daha sonra, farklı fonksiyonlar üstlenen kahvehanelerin, özellikle kıraathane (okuma evi) olarak işlev görmesi, bu mekanların belki de en önemli yanlarındandı. Ancak günümüzde kahvehaneler çok değişime uğramış, bugünkü Türkiye’de tahmini 46 bin kişiye bir kütüphane düşmesine karşın, 95 kişiye bir kahvehane düşmesi, bu mekanların toplum hayatında ne kadar yer edindiğini göstermektedir. Kahvehanelere, ortalama olarak, günde 10 milyondan fazla insanın devam ettiği bir Türkiye’de, iş gücü israfının hangi boyutlarda olduğu da ayrı bir sohbet konusu.
Necip Fazıl’ın, “tembel yatakları” olarak ele aldığı ve hepsinin kapatılması gerektiğini belirttiği kahvehanelerin, olumsuz fonksiyonlarının en aza indirgenebilmesi için, insanımıza “zaman bilinci”nin kazandırılması gerekmektedir.Kahvehane ve Kafeterya gibi mekanların sıkı bir denetime tâbi tutulması da çok önemli, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı ekipler ve Belediye Zabıta ekipleri planlanan zaman içinde kendi sorumluluklarını yerine getiriyorlardır herhalde. Hepimiz için hayati bir konu olan gıda ürünlerini üreten ve satan iş yerleri sıkı bir denetimden geçiyordur. Ayrıca insan sağlığı için denetimlerden olumsuz rapor alan kurumların da deşifre edilmesi, kamuoyunu duyurulması gerekmektedir.
Hani eskiden bir kahve kültürümüz vardı… Şimdilerde ise kahvehaneler emeklilerin, yaşlıların, vakit geçirdiği, oyun oynadığı uğrak yeri olmuş…
Son üç beş yılda çayın beş liraya, kahvenin on beş liraya satıldığı ve ne üdüğü belli olmayan aslı nesli bilinmeyen, Türk mutfak kültüründen uzak, damak tadı farklı yiyecek türlerinin de bulunduğu mekanlar çoğalmaya başladı. Soruyorum:
Bu gidişat nereye?
Bu israf, bu vurdumduymazlık nereye?
Ve Diyorum ki; Ya Kırşehir çok zengin…
Ya da...
Hani bi iş görmeyen Suriye'liler, İran'lılar, Irak'lılar parkları, oyun alanlarını, işgal etmişler diye veryansın ediyoruz ya!
Eeee bi iş görmeyen, kazanıp üretmeyen, hazır dan harcayan bizimkiler de, kafeleri, restoranları, dolduruyor demek ki…
 Sahi…Ben göremedim...
"Kafelere Suriye'liler, İran' lılar, Irak'lılar, Afkan'lılar takılıyor mu?"
Mehmet Emin Turpçu
 
1000
icon
Mehmet Emin TURPÇU 4 Eylül 2018 12:05

Fatih kardeş Örgüt kurun dağa çıkın. Ne kadar çekirdek varsa çıplak dağlarımıza dikin. Yeterki bir araya gelip zaman geçirmek isteyin neler yapılmaz ki. Bisiklete binin, yürüyüş yapın. Kitap okuyun. Yaşlıları, Hastaları ziyaret edin. Dost olun. Arkadaş olun.

0 1 Cevap Yaz
Fatih 4 Eylül 2018 11:22

Mehmet Emin Bey biz gençler Kafeterya ya gidiyoruz evet doğru gidiyoruz peki gitmeyelim de ne yapalım bu şehirde bize söyler misiniz.

0 1 Cevap Yaz
Hasan 4 Eylül 2018 11:19

Sehrimizde bulunan yabancılar da insan . Kent Parkta yabancılar giremez diye bir kural mı var.

0 1 Cevap Yaz
Seda 4 Eylül 2018 11:14

Kent park yabancılardan gecilmiyo.

0 1 Cevap Yaz
Galip 4 Eylül 2018 11:08

Bu yazında şehrin dedikodusunu yapmış ın. Nerde bir geniş dükkan var hemen kafeterya yaptılar. İçini dayayıp döşediler üç gün çalıştırdılar dördüncü gün deviren saltık yazısı koydular. Ama bazı yerler iş yapıyor. Kahvede çay bir lira kafeteryada beş lira bu ne la bu paranın suyu nerden geliyo. Baba kazansın sıpa yisin.

0 2 Cevap Yaz
Kamil 4 Eylül 2018 10:48

Necip Fazıl doğru söylemiş Kafe ve kafeteryalar tembelhaneler. Kafeteryalarda genç kızlar ve erkeklerin durumu hiç de iç açıcı değil veliler çocuklarına dikkat etsin.

0 1 Cevap Yaz
Bekir 4 Eylül 2018 09:37

Benim çocuğum deyip pofpoflayanlar ışte çocuklarınız. Bir B.ka yaramayan çocuklarımız. Zavallı bir iş bilmez baba parasıyla hava atan, hayattan uzak çocuklarımız.

0 1 Cevap Yaz
e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri