Hepsi Bitti

A
a

Uzun bayram tatili nedeniyle bir haftalık zorunlu aradan sonra siz değerli okurlarımla tekrar buluşmak çok güzel değerli Aşıkpaşa okurlarımız. Gerçi bu haftadan sonra da yıllık iznimin bir bölümünü kullanmak istiyorum ve sizlerden bir müddet daha ayrı kalabilirim. Biraz uzun ve yorucu bir izin olacak bu sefer, birazda masraflı. İl dışında arka arkaya düğünler olacak o nedenle sizlerden bir müddet izin istiyorum affınıza sığınarak.

Değerli Okurlarım. Sevgili Kırşehirliler;

Dünyada başka bir örneği bulunmayan, her karışı şehit kanlarıyla sulanma pahasına bu toprakların emperyalist güçlerden, işgalci düşmandan tamamen temizlenerek, Demokratik, Laik, Bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasının yolunu açan, Şairin,

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,

Toprak eğer uğrunda ölen varsa Vatandır.”

Dediği bu toprakların bizlere Vatan olarak bırakılmasının yolunu açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk halkının destanlar yazdığı Başkomutanlık Meydan muharebesi ve ardından gelen Zaferin bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve mübarek Kurban Bayramını Ay Yıldızlı şanlı bayrağımızın gölgesinde hür ve bağımsız kutladık.

Kurban bayramının arifesi olmasının rehavetinden midir nedir bilmiyorum ama ben Kırşehir’de bu yıl 30 Ağustosta evlerde, iş yerlerinde çok fazla bayrak asılmadığını gözledim. Halbuki her yerin, bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün simgesi şanlı bayrağımızla donatılması, tüm apartmanların Kırmızı Beyaza boyanması gerektiğini düşünerek biraz üzülmedim değil. Bunu yazarken hiç kimse hakkında hele hele her zaman Demokrasinin beşiği olmuş, Cumhuriyetine sıkı sıkıya bağlı Kırşehir için bir şey ima etmeye falan çalışmıyorum. Sadece beklentimi iletmek istedim o kadar. Yoksa özellikle bu konularda, Bayrak, Cumhuriyet, Demokrasi, Özgürlük, Bağımsızlık, Atatürk gibi hassas konularda şirin Kırşehir’imizle, Kırşehir’liyle kimse boy ölçüşemez. Bunu da en iyi bilenlerden birisiyim. Neyse kısmet olursa önümüzdeki Cumhuriyet Bayramı ve diğer Bayramlar ve anma günlerinde biraz daha dikkat ederiz.

Kurban bayramını da kutladık. Sağ salim herhangi bir kazaya uğramadan kurbanlarımızı kestik. Birlik beraberlik içerisinde eş-dost ve yakınlarımızla kurban etlerini yedik, ihtiyacı olan vatandaşlarımızla paylaştık, bayramlaştık. Velhasıl güzel bir bayramı daha geride bıraktık. Allah kurbanlarınızı kabul etsin. Sağlıklı sıhhatli, hep birlikte, birlik beraberlik içerisinde, Türkiye Cumhuriyetinde, Ay yıldızlı şanlı Bayrağımızın gölgesinde daha nice bayramlar diliyorum tüm vatandaşlarımıza ve siz değerli Aşıkpaşa gazetesi okurlarıma. Bayramı bayram gibi yaşayan, yaşayabilen, yaşatabilen tüm dostların Bayramlarını bir kez daha kutluyorum.

Bu bayramda gördüğüm bir kısım eksiklikleri, yanlışlıkları paylaşmak istiyorum siz değerli okurlarımla.

Öncelikle Belediyemizin temizlik işleri oldukça aksadı. Halen Mahallelerin çöpleri belirli bir program içerisinde ve düzenli şekilde alınıyor, aksayan yönler olsa da büyük bir sorun yok gibi. Bu bayramda da çöpler aynı program içerisinde alındı. Önceden hangi günler alınıyor ise o günlerde çöpler toplandı. Halbuki Kurban bayramı nedeniyle çöplerin bayramın birinci gününden itibaren hemen alınması, kurban artıklarının etrafa pis kokular yaymadan, başı boş sokak hayvanları tarafından dağıtılmadan alınması daha iyi olurdu. Çöpler rutin program dahilinde alınınca çöp bidonlarında birikmeler oldu ve havalarında etkisiyle etrafa pis kokular yayıldı. Birçok yerde çöp bidonları halen kokuyor. Biz binamızın önündeki çöp bidonunu ilaçladık ama yeterli değil tabi. Mahallelerdeki çöp bidonlarının yıkanması, ilaçlanması çok yerinde olur diye düşünüyorum.

Şimdi iğneyi birde kendimize batırmak istiyorum. Bizler, bu memlekette yaşayan herkes acaba çevreye, konuya-komşuya, insanlara hatta hatta kendimize gerekli saygıyı ve duyarlılığı gösteriyor muyuz. Özellikle bu bayramda gösterdik mi.

Değerli Okurlarım. Sevgili Kırşehirliler, bu memlekette yaşayan herkes. Lütfen aynaya bakarak yukarıdaki soruma bir cevap verin. Bana değil kendinize verin cevabı. Cevabınız EVETse tebrik ediyorum. Diyecek hiçbir şeyim yok, aksine önünüzde saygıyla eğiliyorum. Cevabının EH… BİRAZ ise..yine bir şey demiyorum ama saygı yok. Şayet cevabınız HAYIR ise… Eyvah. Eyvah ki eyvah. Ben diyecek bir şey bulamıyorum. Sözü ve değerlendirmeyi değerli okurlarıma bırakıyorum.

Kısa bir canlı örnek vermek istiyorum. Bağbaşı mahallesi Üçgöz mevkiinde, Terme Otelin önünden Ağbayıra doğru giden yolun üzerinde, Kılıçözü deresini geçer geçmez, hayırsever vatandaşlarımız tarafından yaptırılmış, 100 metre arayla 3 tane çeşme var. Bu çeşmelerden herkes farklı şekillerde yararlanıyor. Kimi araba yıkıyor, kimi halı, kilim, yün yıkıyor, kimi içme suyu alıp götürüyor. Bir tanesinin önünde uzun havuz var çevredeki hayvanlarda su içiyor. Buralar zaman zaman kendini bilmez kişiler tarafından kirletiliyor ve temizlenmeden bırakılıyor. Bunlar azınlıktılar. Bir kısım duyarlı vatandaşlar çöpleri topluyor, pislikleri yıkıyor.

Bu bayramda gördüğüm manzara. Çok acı, çok çirkin, terbiyesizce, seviyesizce, insanım diyenin yapmayacağı, yada yapmaması gerektiği türden bir manzara.

Kendini bilmez birileri çeşmede, (sözüm onlara)Allah rızası için !kestikleri kurbanlarının kelle, işkembe, bağırsak gibi yerlerini temizlemişler. Olabilir, normaldir diyelim. Ama temizledikleri bütün pisliklerini çeşmenin havuzunun içine, işkembelerin içerisinden çıkanları ve çöp poşetlerini çevreye atıp gitmişler. Çeşmenin etrafı nasıl bir pislik deryası varın siz hesaplayın. Bu manzara bayramın son günü meydana gelen manzara. Benim orada bahçem var. Eşimle bahçeye giderken manzarayı gördüm. Baktık kendi imkanımızla temizleme şansımız yok. Aklınıza gelebilen bütün bedduaları sıraladım. O kişiler için iyi dileklerde !bulundum.

Düşündüm değerli okurlarım. Evcil hayvanları geçtim. Sokakta yaşayan kedi ve köpekler bir yere pisledikleri zaman dönüp üstünü kapatıyor. Özellikle de kuytu yerlere, kenarlar köşelere pisliyor. Biz bunlara Hayvan diyoruz. Zaman zamanda taşlıyoruz, kızıyoruz hatta katlettiğimiz bile oluyor. Eeeeeeeeee peki yukarıdaki örneğe ne demeli ne yapmalı. Pisliğini bıraktığı yer umuma açık ve yukarıda belirttiğim gibi herkesin değişik şekillerde yararlandığı bir yer.

Ne söylenmesi gerekiyor ise siz değerli okurlarıma bırakıyorum. Ben o gün söylemem gerekenleri, orada çeşmenin başında yüksek sesle söyledim. Eşimden başka kimse yoktu ama ben yinede söyledim. Artık sizlerde ne söylersiniz bilmiyorum.

Bu yetmezmiş gibi, ertesi gün yine değerli bir vatandaş !aynı çeşmenin başına yün yıkamaya gelmiş, herhalde eski yünleri sevmemiş olduğu gibi oraya bırakıp gitmiş. O yünler ve pislik Çarşamba günü itibariyle duruyordu. Benim diyecek sözüm yok.

Buradan Belediye Başkanım sayın Yaşar BAHÇECİ’ye seslenmek istiyorum.

Sayın Başkanım; sizin Kırşehir’in sorunlarıyla yakından ilgilendiğinizi biliyoruz. Lütfen bütün Kırşehirliler adına sizden ilgi bekliyorum. Zabıta ekiplerine bir talimatızla bu sorunu çözebiliriz diye düşünüyorum. Zabıta ekipleri bu tür yerleri, umuma açık, özellikle mahalle aralarındaki çeşme başlarını sık sık denetler, yukarıda bahsettiğim türden kişilere gerekli yasal cezaları uygular, biriken pisliklerin Temizlik işlerini yürüten işçiler tarafından alınmasını sağlar ise sorunu çözeriz sanırım. Saygılarımla.

30 Ağustos bitti, Kurban bayramı bitti, bu arada yaz’da bitti değerli okurlarım. Hazan mevsimine girdik.

İzin dönüşü tekrar görüşmek, bulunmak dileğiyle.

Galın sağlıcakla

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri