Prof. Dr. İsmail Tufan

Hayatımızı karartan ufak sorunlara radikal çözümler

A
a
Çok sevdiğim bir dostumla konuşurken laf dönüp dolaştı hayattan zevk almaya ve çile çekmeye geldi. Herkesin hayatında zevk aldığı anlar ve çile ektiği anlar muhakkak vardır. Hayat, hiçbir zaman ve hiçbir toplumda sadece zevk veya sadece çile olmamıştır. Sohbetin bir anında “çile çekmek hazzın bir parçasıdır” diyen dostumun çile çekmede gördüğü “hazzın” mantığını anlayamadım. Ama beni daha çok bu “mantığın” yaygın bir fenomen olup olmadığı sorusu ilgilendiriyor. Çileyi, zevkin bir görünümü kabul eden mantığın yaygınlaşmasının sonuçlarının iyi olamayacağı beklentisinin yaygınlaşmasına yol açar. Herkesin hayatını karartan irili ufaklı sorunlar var. Radikal çözüm: Dertsiz baş arayanlar başını kesmelidir. O zaman ne dert kalır ne de çile. Dolayısıyla onun bir görüntüsü olan zevk de kalmayacaktır.  
Hayatımızı karartan kaldırımlar var. Kaldırımlar (bildiğim kadarıyla) insanlar içindir. Fakat kaldırımlar arabayla doludur şehirlerimizde. İnsana yürünecek yer kalmamıştır. Kaç yavrumuzu kaldırımda yürümediği için kurban etmedik şu arabalara? Çocuklar,yaşlılar, gençler, erkekler, kadınlar; kaldırımda yürümeye çalışıyor, ama başaramıyorlar. Arabasını kaldırıma park etmeyi alışkanlık haline getiren sürücülere teker teker yakasına yapışıp şunu söylemek isterdim: Kim arabasını kaldırıma park ediyorsa, arabasının üzerinde yürünmesine de izin veriyor demektir. Kaldırıma park edilen arabaların üzerinde yürünmesine izin veren yasa olsa, acaba kaldırımlar insanlar için boşaltılır mıydı? Böyle bir yasal düzenlemenin, kaldırıma park etme alışkanlığını kısa sürede yok edeceğine inanıyorum. Çünkü sürücülerin birçoğu arabasını insandan daha çok seviyor. Araba sevgisinin insan sevgisine baskın çıktığı sürücülerde, arabasını kaldırımlara park etmeyi bırakmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Hayvan sevgisi, insan sevgisinin kaynağıdır. Hayvanı sevemeyenler insanları sevemez. Bir hayvan düşmanlığı yayılıyor toplumumuzda. Hayvana eziyet etmekten zevk duyanlar var. Durmadan çoğalıyorlar. En çok da kedi ve köpekler bundan zarar görüyorlar. Ama asıl zararı insanlar görmektedir. Çünkü insan sevgisinin azaldığına işaret eden bu gelişme, toplumu tehdit etmektedir. Bugün sokak kedi ve köpeklerine eziyet etmekten zevk duyanların, ileride sokakta gördükleri yaşlılara eziyetten zevk almayacaklarının güvencesi var mıdır? Hayvana eziyet alışkanlığına radikal çözüm: Kim hayvana eziyet ediyorsa, aynı şekilde kendisine de eziyet edilmesinden yakınmamalıdır. Çivi çiviyi söker!
Sıra başımızın taçlarına geldi. Yaşlılardan bahsediyorum. Gönlümüzde taht kuran taçsız krallar yani. Yaşlı denilince akla hemen saçı sakalı beyazlaşmış olanlar gelir. Halbuki yaşlı duruma göre görünümü değişen bir varlıktır. İş dünyasının yaşlısı başkadır. Modern toplumumuzda yaşlı personelinden kurtulmayı düşünecek şirketlerin çoğalacağını düşünüyorum. Emeklilik yaşı yükseldikçe, yaşlanan personelini başından def etmeyi düşünecek olan işletme sahiplerinin yaratıcı (!) çözüm arayışına karşı uyanık olmak yetmeyecektir. Daha yaratıcı cevaplarla onlara karşılık verebilme yeteneklerimizi geliştirmemiz gerekir. Radikal çözüm mesela şu olabilir: Yaşından ötürü personelini işi bırakmaya yönlendiren işletme sahiplerinin yaşına bakılarak, işletmesini bırakmaya yönlendirilmesi! 
Çilesi bol hazzı az olan hayatında insanımızın yaratıcı gücüne güvenmeliyiz. Zor bir dönemden geçiyoruz. Genci de yaşlısı da bu dönemi atlatmanın umuduyla yaşamında çilelerine yeni çözümler arıyor ve keşfettiği her çözüm yaşamına bir haz kazandırıyor. Yaşlanan hayvana eziyet etmekten zevk alanlar da çoğalıyor. İnsanlık azalırken, arabasını insandan daha çok seven sürücüler de çoğalıyor. İnsana değer vermeyen sürücülerle trafik kazalarında dünya şampiyonu olduk. Çilede haz görmenin çarpıcı bir örneği mi?
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri