Geniş Perspektiften Kırşehir’deki Kültür Ve Sanat Çalışmalarına Dair

A
a
            2012 yılı Ağustosundan itibaren Kırşehir Kent Konseyi Kültür ve Sanat Çalışma Grubu Başkanı olarak çalışmalarımı imkânlar ölçüsünde verimli şekilde devam ettirdiğime inanıyorum. Bu doğrultuda şehrimizdeki kültür ve sanat çalışmalarının geliştirilmesine dair oluşan bilgi, düşünce ve fikirlerimin bir kısmını aşağıda sunuyorum.
            Şehrimiz ve genel olarak ülkemiz 21. yüzyıl ilk çeyreğine gelindiğinde ileri derecede şehirleşme ve imar gelişmeleri yaşamakta, süreç artan hızda devam etmektedir. Bu süreçte imar ve inşaata milli gelirden; genel bütçe ve yerel kaynaklardan ayrılan miktar her zaman yüksek olmaktadır. Öyle ki günümüzde inşaat sektörü ekonominin lokomotifi şeklinde kabul edilmektedir. Gerek sivil mimari şeklinde gerçekleşen yapılaşma ve gerekse yerel idarelerin inşa ettiği tesisler şehirleri “inşaat alanları” haline getirmektedir. Kimilerince mevcut durum “şantiye alanı” olarak da adlandırılmaktadır. Açıkladığımız durumun;  yaşadığımız yüzyıl içerisinde devam edeceği anlaşılmaktadır.
            Diğer yandan Batı ülkeleri ve gelişmiş ülkeler imar inşaat sürecini büyük ölçüde tamamlamış durumdadırlar. Bu sayede milli gelirlerinden kültür, sanat, bilim ve teknoloji alanlarına önemli ölçüde pay ayırmaktadırlar. Araştırma geliştirme çalışmalarını başarıyla sürdürmektedirler.
            Çağdaş dünyada kültür ve kültür çalışmalarının özellikle Avrupa’da yüksek seviyelere ulaştığı bilinmektedir. Çok sayıda insanımızın kalıcı yurdu haline gelen Almanya ülkesi ve devletiyle kendini “kültür devleti” olarak tanımlamaktadır.  İngiltere, Almanya, Amerika ve Rusya’nın bir çok kenti dünyanın bir çok ülkesinden daha tanınır ve zenginleşmiş durumdadır. Şehirlerin özellikle kültür turizmi yoluyla sosyoekonomisi canlı tutulmakta, tüm dünyada tanınmaktadırlar.
            Ülkemiz gelişme, kalkınma alanında istenilen ivmeyi sağlamak için çağdaş gelişmiş dünyanın şehirlerini, kültürünü, kültür çalışmalarını hız ve niteliklerini dikkatle takip etmek yollar, sonuçlar elde etmek durumundadır. Bu durumda uluslararası ilişkiler ve uluslar arası anlaşmalar yol göstericidir.   Takip yolunda özellikle şehrimiz yerel idare birimleri uzmanlarınca Avrupa şehirlerinde incelemeler yapılarak yerel idarelerin kültür ve sanat hizmetleri tetkik edilmelidir.
 
             Bilindiği üzere yoğun ilişkiler içinde olduğumuz Batı ülkelerinin yanında ve kimi zaman karşısında olmak üzere kültür ve sanatımızı nitelik ve nicelik olarak geliştirme şartını öncelikle kabul etmeliyiz. Dünya çapında filmciler, müzisyenler ve ressamlar  Anadolu insanı olarak bizi güçlü kılan etkenlerden olacaktır.  Bir başka ifadeyle her alanda olduğu gibi ülkemizin çağdaş dünya içindeki yerinin kültür ve sanat çalışmalarının yoğunluğu ve seviyesiyle orantılı olduğu açıktır. Hatta diğer alanlara göre oranın daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
            Yukarıda geniş perspektiften bakmaya çalışarak sunmuş olduğumuz bilgi ve fikirlerimiz doğrultusunda lokal olarak; şehrimizin kültür ve sanat çalışmalarını incelemek gereğine inanıyorum.
            Belirtmeliyim ki genel olarak kültür ve sanat çalışmaları denildiğinde de akla büyük ölçüde çalışmaların yapılacağı yapılar gelmektedir. Kültür ve sanata ayrılan payın büyük bölümü yine kültür ve sanat binalarının inşaatına harcanmaktadır. Maalesef genel olarak ülkemizde böyle bir teamül vardır. Bu yoldaki abartmalar açıkça görülmektedir.Pek çok defa inşaat işlerinin gereksiz şekilde ortaya çıktığı görüşündeyim. Bu yolda daha ekonomik olan kiralama yoluna dahi gidilmemektedir. Ya da eski olmasına rağmen 8 şiddette depreme dayanacak sağlamlıkta  olan ve artık mimari tarihimizin korunması gerekli eserleri arasında yer alan kalın duvarlı yüksek tavanlı eski binaların kullanılması tercih edilmiyor.  Halbu ki esasında hedef veya hedeflerin çok sayıda insanın müzikle iştigal etmesi, çok sayıda insanın tiyatro sanatına yönelmesi, resim yapması, çok sayıda insanın edebiyatı ikinci meslek haline getirmesi  için bu yönde gerekli tedbirler alınmalıdır. Hedefler bu yönde tayin edilmelidir.
            Esasında imar, inşaat ve şehirciliğin gelişmesi kültür ve sanatın diğer kollarının gelişmesiyle doğru orantılı olduğunu belirtmeliyiz. İnşaat, mimari ve şehircilik  Kültür ve sanat çalışmaları içinde zincirlemelerden birini oluşturur.
            Ülkemiz her alanda olduğu üzere kültür ve sanat alanında yeni gelişmeler ve büyümeler  potansiyeline sahiptir. Şehrimizin ise “Kültür şehri” hedefini benimsemiş olduğunu düşünerek; şehrin kaliteli ve nitelikli yaşanılır hayatına katkısı büyük olacağına inanarak aşağıda maddeler halinde konuya bütünleştirici ve tamamlayıcı yaklaşım getirmeyi hedefledik. Esasında aşağıda açıkladığımız bilinen tedbirler ve teşvikler olmakla birlikte mevcuda bu açılardan bakıldığında aşağıda açıklamaya çalıştığımız yapılması gerekenler makul ve mantıklı bir çerçeveye oturmaktadır.    
              İsabetli benzetmeler yaparak konuyu açıklamak gerekirse; konuya  balık yakalamak ve oltacılık açısından değil çevre sağlığını düşünerek; sağlıklı şartlar altında kültür balıkçılığı yaparak balık yetiştirmek şeklinde yaklaşılmalı, uygulama bu yönde olmalıdır. Böylelikle daha standart, verimli ve kontrollü olunacağı açıktır.
            1 - Duruma; resim, müzik, edebiyat, tiyatro vs olmak üzere “hobi oluşturma, destekleme” açısından yaklaşmakta isabet olduğunu düşünüyorum. Zira son yıllarda genel olarak eğitim ve maddi düzeyin yükselmesi insanları yeteneklerini geliştirici hobi çalışmalarına yöneltmiştir. Çalışmaların hızı gün geçtikçe yükselmektedir.
 
            Devletimiz, merkezi ve yerel iktidar organlarıyla “hobi oluşturma, hobi destekleme” birimleri oluşturmalıdır. Buradaki anlayış ve yaklaşım geçen dönemlerde yapılmış olan halk arasında “Ali Okulu” adıyla bilinen “çok sayıda kişiye okuma yazma öğretme” çalışmaları potansiyeli ve ivmesine benzer şeklinde olmalıdır. Resim, müzik, edebiyat, tiyatro vs sanat alanlarında çok sayıda ve sürekli kurslarla eğitim sağlanmalıdır. Bir başka ifadeyle sanatın yaygınlaştırılması; yaygın sanat eğitiminin kurulması hedeflerden biri olmalıdır. Günümüzde yüzbinlerce öğrencisi olan merkezi Eskişehir’de olan yaygın eğitim üniversitesi yöntemlerine başvurmak bir alternatif olarak görülmektedir. Evlerde sanatın kollarına dair çalışmalar yapılması; yapılacak sınavlarla resim, müzik, edebiyat, tiyatro vs sertifikaları verilmesini yöntemler arasında  düşünüyorum.Bu yolda kendini yetiştirmeyeteneği ve arzusu en iyi şekilde teşvik edilir, değerlendirilir kanısındayım. Umulmayan sevindirici gelişmeler ortaya çıkacağını düşünüyorum.
           Bence ülkemiz insanı diğer coğrafya insanlarına göre daha yeteneklidir. Daha çeşitli yeteneklere sahiptir. Yaygın sanat eğitimlerine bu açıdan da yaklaşılması ve potansiyelin yeterince değerlendirilmesi gereği vardır. Köklü uygulamalarla orta vadede başarılar sağlanacağını söylemek mümkündür.
            2 - Yerel idarelerin kültür ve sanat dallarında geliştirici kurslar açtığı görülmekle birlikte yeterli olduğu söylenemez. Eğitim ve faaliyet amacıyla yapılacak çalışmalar için yeniden inşa değil çeşitli amaçlarla inşa edilmiş binaların kiralanması yoluna gidilmesi daha hesaplı ve mevcut sosyoekonomik düzene daha uygun olduğu anlaşılmaktadır.   
            3 - Şehrimiz kültür ve sanatı çalışmaları alanında takdir ve ödül mekanizması işler hale getirilmelidir. Sosyal ve politik alanda şilt, plaket ve maddi ödül mekanizması kuvvetli şekillerde işletilirken kültür ve sanat alanlarında da bu yola gidilmiyor olması işin doğasına uygun değildir.
            Sanatın hangi alanında olursa olsun sergi açmak olayı, eserlere verilen emeklerden başka, duruma göre masraf yapmayı, maddi bedeli ve  bedensel çalışmayı gerektirmektedir. Özellikle kişilerce kıt kanaat imkânlarla açılan sergiler ve yapılan diğer sanat faaliyetlerinin ardından yetkili kamu kuruluşlarınca masrafların karşılanması yoluna gidilmesi destekleyici ve  teşvik edici olacaktır.  Yine sosyoekonomik düzen içinde; sanat ürünlerinin pazarlama şartlarının oluşturulması için sergi sonunda yerel idareler ile şehrimizde iştigal eden özel firmalar ürünlerden bir kısmını satın almalıdırlar.
            4 - Kişilerin bireysel çabalarıyla hazırlanan sergi ve diğer sanat faaliyetlerinin tanıtımı şehrin boardlarında yaygın şekilde üç gün boyunca bedelsiz yapılmalıdır. Kırşehir yerelinde; sanatın geliştirici, doyum sağlayıcı, birleştirici özelliklerinden yeterince yarar sağlanmalıdır. Bu yolda Belediyeler ve Özel idare ciddi ölçüde kaynak aktarılmalıdır görüşündeyim. Bu çerçevede sanat çalışmalarını desteklemek için belediyelere ve Özel İdareye genel bütçeden yeterli ölçüde ödenek ayrılmalıdır.
            5 - Şehrimizde kültür ve sanat çalışmaları alanında -daha çok- sponsorluk adıyla bilinen desteklemelerin yeterli olmadığı kabul edilmektedir. İçinde bulunduğumuz sosyoekonomik düzende  ülkemizde ve şehrimizdeki kamu iktisadi teşebbüslerinin büyük ölçüde özelleştirilmesiyle birlikte yeni bir döneme girilmiştir. Bu dönemde  şehirlerde kazanan büyük ölçekli özel teşebbüsün kültür ve sanat çalışmalarını desteklemeleri ülke hayatı alanında zaruri bir durum olduğu kabul edilmelidir. Şehrimizde son yıllarda çok sayıda büyük ölçekte ticaret kuruluşları tesis edilmesine karşın bu kuruluşların kültür ve sanat alanında destekleyici(sponsorluk) girişimlerinin asgari düzeyde seyrettiği, hatta hiç olmadığı görülmektedir. Bu noktada özelleştirmeler yüzünden devletin küçültüldüğüne bunun da  kaynakların azalmasına; kültür ve sanata ayrılacak ödeneklerin azalmasına, teşviklerin eksik kalmasına yol açtığına vurgu yapmak isterim.
            6 – Yerel idareler tarafında bünyelerindeki “etüd proje müdürlükleri” dışında yalnızca bir alanda veya konuda olmak üzere müdürlükle yönetilen kadrolu elemanlarca sürdürülen  uzun soluklu ve etkin projeler tesis edilmelidir. Örneğin Kırşehir’deki el sanatlarının geliştirilmesi için ahşap, metal, tekstil(halıcılık), taş vs malzemelerle çalışan anı, hediyelik ve turistik eşya adı altında çok miktarda, kaliteli, nitelikli şehri tanıtıcı olmak üzere el sanatlarıyla iştigal eden kişilerin  desteklenmesi ve bu alanın kapsamlı bir sektör haline getirilmesini amaçlayan “Kırşehir El Sanatlarını Geliştirme Proje Müdürlüğü” (KESGEP) tesis edilmelidir. Başlı başına olmak üzere bir “halıcılık proje müdürlüğü” oluşturulması düşünülür.  El halıcılığı yanında makine üretimi halılar ve diğer tekstil ürünleri üretiminin planlanması ve desteklenmesi projenin görevleri olmalıdır. Kırşehir’de logosu şehri temsil eden objelerin  yeterince çok sayıda üretilmesinin  tanıtımda büyük yeri vardır.
            Bu örnekler önerilerimiz arasındadır. Bunun yanında müzik, resim, tiyatro vs sanat alanlarını geliştirici destekleyici bağımsız proje müdürlükleri oluşturulmalıdır. Onlarca yıl, profesyonellerce  belli alanlarda sürdürülen, yerindeliği yüksek projeler ülke hizmet hayatının alternatiflerindendir.  
            Bu çerçevede diğer geliştirici, destekleyici, teşvik edici tedbirlerin Kırşehir yerel idare birimlerince planlanarak uygulanması şehrimiz kültür ve sanat çalışmaları alanında ileri gelişmeler sağlayacağı kanaatindeyim.
           
         
                                                                   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri