Çocuklarımız-Kadınlarımız

A
a
Değerli okurlarım, sevgili Kırşehirliler, anneler, babalar
Uzunca bir zamandır çocuklarımızla ilgili, çocuklarımızın eğitilmeleri, eğilmemeleri, bilgisayar, cep telefonu, sosyal medya, internet kafeler gibi bağımlılıkları vb. konularda bir şeyler yazmaya gayret ediyorum. Bu yazılarımda çoğunlukla da uzman görüşleri, haberler, yayınlardan örnekleri de siz değerli okurlarımla paylaşarak çocuklarımız konusunda kendi çapımda farkındalık yaratmaya gayret ediyorum.Olumlu yada olumsuz eleştiriler ve okurlarımın görüşlerine de yer verdiğim olmuştur.
Son günlerde çocuk istismarı olaylarının biraz daha artması üzerine son 2 haftadır bu konuyu gündeme taşımaya çalıştım. Son olarak geçen hafta yine bu köşeden “…Bir milletin ilerlemesindeki temel taş çocuklarımızdır. Çocuklarımıza gereken değeri verir, ilgiyi, şefkati gösterirsek, onlar da bir gökkuşağı edasıyla geleceği renklendireceklerdir…” diyerek Çocuk Hakları Sözleşmesindeki ilkeleri sunmuştum.
Bu sözleşme ve Dünya Çocuk Halkları Bildirgesi tamam. Bunlar uluslar arası düzeyde kabul görmüş çok önemli konular. Bana göre bir o kadar, hatta bizim çocuklarımız için, yüce Türk Milletinin evlatları için daha da önemli olduğunu düşündüğüm büyük önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün çocuklarımızla ilgili söylediği sözlerden bir demek sunarak bu gün bu konuyu kapatmak istiyorum.
Önümüzdeki günler neler gösterir hep birlikte izleyip görürüz.  Geçen hafta belirtmiştim.  Türkiye Büyük Millet Meclisimizin, açıldığı gün çocuklarımıza bayram olarak armağan edilen Meclisimizin hiç zaman kaybetmeden konuyu gündeme alması ve istismarcıların, tecavüzcülerin, katillerinindirimsiz, afsız en ağır şekilde cezalandırılmaları için gerekli işlemlere hemen başlanmış olması çok önemli bir gelişme. Umuyorum en kısa sürede bu iş sonuçlanır ve Gazi Meclisimiz bize yakışanı yerine getirir diye düşünüyorum ve öylede umuyorum.
Bakın Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK neler söylemiş çocuklarımıza;
 
"Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir."
 "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz."
"Gelecek için hazırlanan vatan evlatlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakarlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim."
 "Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka; gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir."
"Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize tahilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye'nin istiklaline, temeli benliğine, milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir."
"Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir."
 "Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eser (Türkiye Cumhuriyeti Devleti) ona bırakacağım ve gözüm arkamda olmayacak."
 "Çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz yüreklerinde; yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışılmalıdır."
"Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin!.. Bu belli. Fakat zekanı unut!.. Daima çalışkan ol!”
“Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.”
“Bir gün ulusu sizin gibi beni anlamış gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum.”
“Biz her şeyi gençliğe bırakacağız... Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.”
KADINLAR GÜNÜ
 
TÜM KADINLARIMIZIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLU OLSUN.
“ YÜREKLİ BİR KADININ BAŞI, YÜREKSİZ BİR ERKEĞİN OMUZUNA AĞIR GELİR.”Nazım Hikmet.
 
Bizim kadınlarımız, Hatunlarımız. Bacıdır, abladır, teyzedir, haladır, sevgilidir, yar dir, dosttur, arkadaştır, yoldaştır, seven, sevilendir, ardından ağlayandır, ağıtlar yakandır, özleyen, özlenendir, aşk tır, şiirdir, şarkıdır, hayat verendir,  pusuladır, emzirendir, doyuran, besleyen, büyütendir, adam edendir, toprak’tır, sudur, güneş’dir, ışık’tır, hayattır bizim kadınlarımız.
Değerli okurlarım. Hep söylüyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz, anlatıyoruz. Büyük önder, eşsiz Devlet adamı, Başöğretmen, Asker, Politikacı…..saymakla bitiremeyeceğimiz özellikleri olan bir ATATÜRK’ümüz var bizim. Ne kadar gururlansak- övünsek azdır.
Bu gün bu köşeden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzün bu kez de kadınlarımız için söylemiş olduğu sözlerden bir demet sunarak kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutlamak istiyorum.
1923 yılında Konya’da yaptığı bir konuşmadan başlayarak sunmak istiyorum.

"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." 
"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?" 
"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" 

"Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz." 
"Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım." 
"Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir."
Bana göre kadın, ANA’dır ANA. “ANA GİBİ YAR OLMAZ” denilen ANA. Şehit eşinin, kınalar yakarak Askere gönderdiği, Vatan için, namus için canını feda eden Kınalı Kuzusunun başında Vatan Sağ olsun diyendir Kadın.
Kurtuluş savaşında cepheye cephane, erzak taşıyandır, Kara Fatma’dır, Kurtuluş savaşı kahramanı İmam köylü Ayşe Çavuş, Ayşe çavuşlardır  kadın. Son cümle Velinimettir kadın. Zaten Ana dediğinizde her şey biter. Üstüne söz yoktur.
Umuyorum bu ve bundan sonraki günlerde Kadınlarımız toplumda hak ettikleri yeri alırlar. Yine umuyorum töre cinayetlerine kurban gitmezler, şiddet görmezler, hiç kimse ama hiç kimse tarafından hor görülmez, aşağılanmazlar.
Anası hayatta olanlar, Ananızın ellerini öptünüz mü? Eğer öpmediyseniz, öpemediyseniz, hemen gidin, ellerini,gözlerini, yüzlerini, ayaklarını öpün. Defalarca öpün, Uzaktaysa arayın, sesini duyun. En büyük hediyeyi vermiş olursunuz. Ondan sonra da eşiniz ve Annesinin gününü kutlayın. Ardından Bacılarınızdan başlamak üzere tüm Kadınlarımızın gününü kutlayıp tebrik edin. Hadi göreyim sizi.
Bütün günler, bütün güzel günler, bütün aydınlık günler, bütün mutlu günler, kadınlarımızın günü olmalı. Dedim ya kadının ANA olması her şeye değer. Sizce de değmez mi?
Galın sağlıcakla.
 
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri