Çocuklarımız-2

A
a
"Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, Onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
 
 
“…..Cinsel istismar olayları Avrupa’dada yaygın. İstismar olayları Avrupa’da rapor ediliyor. Bizde neredeyse cinsel istismar olaylarının %90’ı saklanıyor. Ancak %10’u ortaya çıkıyor. Aslında bu ülkede cinsel şiddet ezelden beri vardı ama hep inkar edildi…”
Yukarıdaki sözler Klinik Psikolog Ayten ZARA ile Gülben ERGEN’in yapmış olduğu bir röportajdan alındı.
“ Cinsen istismar %77 oranında aile bireyleri, %11 oranında akrabalar, %5 oranında çocuğun bakımından sorumlu olmayan kişiler, %2 oranında çocuğun bakımından sorumlu olar kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir. Kız çocuklarının erkek çocuklarından üç kat daha fazla istismara uğradıkları görülmüştür. Ancak, erkek çocuklarının fark edilme oranı kız çocuklarına göre daha azdır.” 
Yukarıdaki araştırma ise yerel bir gazetemizde yayınlanmış ve Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti sayın Sevim OCAK tarafından kaleme alınmıştır.
Yine ulusal bir televizyonumuzda yayınlanan bir haberde, Ülkemizin dünya’da çocuk istismarında 3. Sırada olduğu yönünde bir araştırmadan bahsedilmektedir.
Değerli okurlarım, sevgili Kırşehir’liler;
Sizler bu konuda ne düşünürsünüz bilemiyorum. Bana göre çocuklarına bayram armağan eden tek lidere sahip olmanın, çocuklarına bayram armağan eden tek ülke olmanın gurunu yaşarken yukarıdaki tablo bize hiç yakışmıyor.
Benim bu konudaki tesellim, son günlerde konunun çok ciddi anlamda ele alınıyor olması. Özellikle de Türkiye Büyük Millet Meclisimizin, açıldığı gün çocuklarımıza bayram olarak armağan edilen Meclisimizin hiç zaman kaybetmeden konuyu gündeme alması ve istismarcıların, tecavüzcülerin, katillerin indirimsiz, afsız en ağır şekilde cezalandırılmaları için gerekli işlemlere hemen başlanmış olması çok önemli bir gelişme. Umuyorum en kısa sürede bu iş sonuçlanır ve Gazi Meclisimiz bize yakışanı yerine getirir diye düşünüyorum.
Değerli okurlarım, sevgili anneler-babalar lütfen daha fazla ilgilenelim yavrularımızla. Çocuğunu sevmeyen anne baba yoktur, bundan eminim. Bunu söylerken yeni doğmuş çocuklarını Cami avlularına, birilerinin kapısına, yada canına kıyıp çöpe atanları ayrı tutuyorum. Onlara hiçbir şey diyemem. İnsan değiller zaten ama ne denir takdiri sizlere bırakıyorum. İnanın ne derseniz, nasıl hakaret ederseniz edin yakışır. Ama lütfen Hayvan demeyin. Hayvanlar böyle bir şey yapmaz, onlara hakaret olur.
Çocuklarımızla daha çok ilgilenelim diyorduk, daha çok sevelim diyorduk. Herkes seviyor ama bir çok kişi çocuklarına ilgi göstermiyor, sorunlarıyla, sevdikleriyle, sevmedikleriyle, alışkanlıklarıyla, arkadaşlarıyla, çevresiyle alakadar olmuyor, olamıyor ne yazık ki. 
Değerli okurlarım. Sevgili anneler. En büyük yükde siz değerli annelerin omuzlarında. Bir milletin ilerlemesindeki temel taştır çocuklar. Çocuklara gereken değeri verirseniz, ilgiyi, şefkati gösterirseniz, onlar da bir gökkuşağı edasıyla geleceği renklendireceklerdir. Yukarıda belirttim. Bizler 23 Nisan'ı çocuklara bayram olarak hediye eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidiyoruz. Ne demiş ulu Önder;
            "Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir."
 
Bunun üzerine söylenecek söz yok.
Bu konuya devam edicem. Ancak bugün Çocuk Hakları Sözleşmesindeki ilkeleri tüm okurlarımın bilgisine sunmak istiyorum.
Engin hoşgörünüze sığınarak olduğu gibi aktarmak istiyorum.
 
Başlangıç:
İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğinde bulunan onurunu ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için İnsan haklarının hukuk düzeniyle korunması gerektiğini, Uluslar arasında dostça ilişkileri geliştirmeyi özendirmenin temeli olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının Birleşmiş Milletler Antlaşmasında temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu, Üye Devletlerin Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini, bu hak ve özgürlükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını gözönüne alarak, Genel Kurul, Toplumun her bireyi ve her organının bu Bildirgeyi sürekli olarak gözönünde bulundurarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye ve ulusal ve uluslararası geliştirici önlemlerle gerek üye Devlet halkları, gerekse bu Devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin halkları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp gözetilmesini sağlayamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.
1.İlke:
Tüm dünya çocukları bu bildirgedeki haklardan din, dil, ırk, renk, cinsiyet, milliyet, mülkiyet, siyasi, sosyal sınıf ayırımı yapılmaksızın yararlanmalıdır.
2.İlke:
Çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı normal koşullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek şekilde yetişmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda çocuğun en yüksek çıkarları gözetilmelidir
3.İlke:
Her çocuğun doğduğu anda bir adı ve bir devletin vatandaşı olma hakkı vardır.
4.İlke:
Çocuklar sosyal güvenlikten yararlanmalı, sağlıklı bir biçimde büyümesi için kendisine ve annesine doğum öncesi ve sonrası özel bakım ve korunma sağlanmalıdır. Çocuklara yeterli beslenme, barınma, dinlenme, oyun olanakları ile gerekli tıbbi bakım sağlanmalıdır.
5.İlke:
Fiziksel, zihinsel ya da sosyal bakımdan özürlü çocuğa gerekli tedavi, eğitim ve bakım sağlanmalıdır.
6.İlke:
Çocuğun kişiliğini geliştirmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır. Anne ve babasının bakımı ve sorumluluğu altında her durumda bir sevgi ve güvenlik ortamında yetişmelidir. Küçük yaşlarda çocuğu annesinden ayırmamak için bütün olanaklar kullanılmalıdır. Ailesi ve yeterli maddi desteği olmayan çocuklara özel bakım sağlamak toplumun ve kurumların görevidir. Çocuk sayısı fazla olan ailelere devlet yardımı yapılmalıdır.
 
7.İlke:
Genel kültür ve yeteneklerini, bireysel karar verme gücü, ahlaki ve toplumsal sorumluluğu geliştirecek ve topluma yararlı bir üye olmasını sağlayacak eğitim hakkı verilmelidir. Bu eğitimde sorumluluk önce ailenin olmalıdır. Eğitimin ilk aşamaları parasız ve zorunlu olmalıdır.
8.İlke:
Çocuk her koşulda koruma ve kurtarma olanaklarından ilk yararlananlar arasında olmalıdır.
9.İlke:
Çocuklar her türlü istismar, ihmal, ve sömürüye karşı korunmalı ve hiçbir şekilde ticaret konusu olmamalıdır. Çocuk uygun bir asgari yaştan önce çalıştırılmayacak, sağlığını ve eğitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmesini engelleyecek bir işe girmeye zorlanmayacak ve izin verilmeyecektir.
10.İlke:
Çocuk ırk, din ya da başka bir ayrımcılığı teşvik eden uygulamalardan korunacaktır. Anlayış, hoşgörü, insanlar arası dostluk, barış ve evrensel kardeşlik ortamında enerji ve yeteneklerini diğer insanların hizmetine sunulması gerektiği bilinciyle yetiştirilmelidir.

 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri