Mümtaz Boyacıoğlu

“20. YÜZYIL KIRŞEHİR ERMİŞLERİ”(Belgesel Kitap)

A
a
2016 yılı baskılı, 16cm x 24cm ölçülerinde (Büyük boy) 264 sayfadan oluşan, içinde 11 Ermişin yer aldığı, 20. YÜZYIL ERMİŞLERİ isimli kitap. Albenisi olan ve estetik görünümlü, Özenle basılmış, Dil ve anlatım olarak dikkat çekici, Araştırmacı yazar İbrahim ÖZDEMİR’İN kitabını okumanızı salık veririm.
İBRAHİM ÖZDEMİR’i (İHVANİ) tanıyalım
Araştırıp, inceleyip, toplayıp, derlediği bilgi dokümanlarını kendi bilgileri ile birleştiripedep, ilim, irfan ve sanat mayası katıp yoğuranlardan, araştırma, derleme ve koleksiyonculuk, müzecilik gibi meziyetleri karakterinde barındıran İbrahim Özdemir, der ki;   “Bu eser masa başında yazılmadı. Uzun zaman kaynak kişileri bizzat ziyaret edip bu belge ve bilgileri canlı olarak derledim. İlim, irfan bilgi ve medeniyet şehri olan KırşehirAşıkların, Ozanların, Abdalların olduğu kadar Anadolu coğrafyasının, manevi büyüklerinin de diyarıdır Kırşehir. Bu şehirde yaşamak, bu şehrin tarihini, geçmişini ve görgüsünü de yaşamaktan geçer. Yaşamak için de bilmek ve tanımak gerekir.  Bu eser kentimizin tarihsel birikimine de büyük katkı sağlayacaktır. Geçmişle bugün ve gelecek arasında manevi bağın güçlenmesi şehrimizi daha da ileri seviyelere taşıyacaktır.”                                                                                                                                     
 
1939 yılında Kırşehir’in Mucur İlçesi Dalakçı Köyünde doğan İbrahim Özdemir’in köyünde, önceden beri okuma ve yazma oranı en yüksek düzeyde. Yurt içi ve yurt dışına serpilmiş olsalar da birleşmenin, dayanışmanın en güzel örneğini sergilerler.                                       
   Çok okumuşu ve gurbetçisi olan Dalakçı Köyünün sularından sanatçı akar, toprağından sanatçı fışkırır. Şiirin, fıkranın ve esprinin fışkırdığı bu yörenin bir sanatçısı olan Dalakçılı Sayın İBRAHİM ÖZDEMİR (İHVAN-İ) Bey de bunlardan bir tanesidir.                              
   En son Teknik Tarım ve Ziraat okulunu bitirdikten sonra bir süre Devlet Üretme Çiftliklerinde, 32 yıl yurt dışında kaldıktan sonra dönüşünde Kırşehir’e yerleşen Sayın Özdemir, üç katlı villasının yarısını zengin bir Etnografya müzesine dönüştürüp yerli turistlerin, halkın ve öğrencilerinhizmetlerinesunmuştur.                                                                  
On parmağında 20’den fazla yetenek olan, çalışmalarını örnek aldığımız, ustamız, liderimiz ve Ağabeyimizdir Sayın İbrahim Özdemir. Araştırma ve incelemeyi hiç bırakmaz. Hoş görü, hümanist ve dayanışmada örnek yazarımızdır. 20’yi aşkın araştırma kitaplarında dini, milli, aşk, ölüm ve ahlak konularını işler.                                                             
“20.YÜZYIL KIRŞEHİR ERMİŞLERİ”araştırma kitabını ilmek, ilmek işlerken yer, zaman ve tanık gösterip geleceğe ışık tutacak bir belgesel hazırlayan SAYIN İBRAHİM ÖZDEMİR’İN (İHVANi) adının ilimizde kalıcı bir eserde bayraklaşacağına inanıyorum.
KIRŞEHİR ERMİŞLERİNİN ORTAK YANLARI                                                                    
    1-Hepsi de dini sevdiren ve yayan dürüst kişilerdir.                                                                 
  2-Hepsi de iyi giyimli, düzenli yaşamları ile her zaman örnektirler.                                
  3-Misafirlerine, halka ve çocuklara saygılıdavranıpsorunları olanlara dini bilgiler ile olgun cevap verirler.                                                                                                                                 
  4-Her zaman mazlumun yanındadırlar.                                                                                         
  5-Tüm hocalara çok soru sorulur. Hepsi de İslam dininin emrettiği şekilde cevap verirler.
6-İbadetlerini genelde gece yaparlar.                                                                                       
  7-Çeşitli tarikatlara bağlanmışlardır.                                                                                         
8-Yağmur dualarında, halkın olumsuz işlerinin çözümünde yardımcı olmuşlardır.                            
9-Dini eğitim vermek için evini medrese gibi kullananlar vardır.

KIRŞEHİR ERMİŞLERİNİ TANIYALIM
1 – GEYCEKLİ MOLLA MEHMET ŞEYHİ (1815 – 1895)                                       
 
Mucur ilçesi Geycek Köyü1815 – 1895tarihleri arasında yaşadığı bilinir.          
  
Kayseri’de Medresede okur. Kayseri’den dönünce evinin yanına küçük bir medrese yaptırır.
Köyünden ve çevre köylerden gelen öğrencileri yetiştirir.                                                   
   Dini tasavvuf konulu yazdığı şiirler Kitabı Şeyhiyya isimli divandatoplanmıştır.               
   Halveti tarikatı Çerkeşiye kolu kurucusu Şeyh Mustafa Çerkeşiye bağlanmıştır.  
2 – MAHSENLİ ALİ EFENDİ (1841 – 1951)                                                               
1941 yılı Gümüşhane doğumlu. Çorum’a yerleşir. Kayseri’ye gitmek ister. Çiçekdağı Kızılca Ali Köyüne gelir. Mahsenliye yerleşir. 1 yıl Kayseri’de kalır.                                     
        İlmini tamamlar tekrar Mahsenli’ye döner. Mahsenli’de hayat değişir. Cami yaptırır. Köye yerleşir. Türbesi yapılır. Farklı gruplarda insanlar gece gündüz demeden Nur Çiçeğini ziyaret ederler.
3 – AKPINARLI ABDURRAHMAN HOCA EFENDİ. (1859 – 1955)                       
    Pek çok canlı tanıklardan ve öğrencilerinden bilgiler alınır. Alim Hacı Hüseyin Efendinin medresesinde dini eğitim alır. Zekidir, soruları ile hocasını bile zor durumda bırakır. Hocası öldükten kendi medresesini kurar. Çok geniş çevrelerden öğrencileri vardır. Akpınar depreminden önce, “Başımıza taş yağacak,” diye halkı uyarır.                                        
                   Cumhuriyetin kuruluşu süresinde Mustafa Kemal’in yanında yer almıştır.                        
Alman Rus harbi sırasında CHP yönetimi askeri stok yapmak için o zaman Akpınar’daki camiyi uygun görürler. Abdurrahman Hoca ne kadar itiraz etse de mani olamaz. O gece Kırşehir Valiliğine 18 sayfalık bir dilekçe yazar. Sabah hayvanına binip yola çıkar. Yolda Çatal tarlada abdest alıp iki rekat namaz kılar. Elini açıp dua eder. “Kulu kula şikayete gidiyorum. Oysa ki en büyük şikayet mercii sensin. Sana havale ediyorum Yarabbi.” der ve dönerek köyüne gelir. Camiyi depo yapmak isteyen görevli amansız bir hastalığa yakalanıp ortalıktan kaybolur. Bu olay Kırşehir yöresinde bu ve benzeri söylentilerle dilden dile dolaşır.
4 – GÜMÜŞKÜMBETLİ KÜÇÜK SOFU, (1896 – 1970)                                      
    
Kırşehir’de son devrin halk arasında iz bırakmış şahsiyetlerden biridir. Küçük Sofu da tasavvuf ehli ve Kırşehir çevresinde köy köy dolaşarak insanları sürekli iyiye yönlendiren bir halk adamıdır. Bahar ve yaz aylarında topladığı çiçeklerden ve otlardan yaptığı merhemler ile de halkına yardımcı olur.                                                                                                              
  İlim yolundan ilerlemeyi esas alır. Dinde ilmi emreder. Halkına hep en doğruları anlatır.
“Çalışmak ve alın teri başarının temelidir. Öğrenmenin sınırının olmadığı iyi bilinmelidir,” der.

5- İSPİROĞULLARINDAN DALAKÇILI HACI MEHMET ALİ ÖZDEMİR,                    
    (1900 – 1991)
Erzurum İspir Kazası Moryayla köyü doğumlu Ali AğaMucur Dalakçı köyüne 1844 yılında yerleşir. Ali Ağa oğlu,İbrahim’in oğlu Hacı İsmail’in 4 oğlundan biri, 1900 yılı doğumlu, Hacı Mehmet Ali’dir. Okumaya meraklı olan Hacı Mehmet için babası Kayseri’den bir Müderris getirtir. Komşu çocukları ile birlikte dini ve ilmi konularda okurlar. İyi bir eğitim, sağlam karakter sahibi olur.                                                                                      
1912 yılında babasının ölümü üzerine evin geçimi üzerine biner. 1918 yılında asker olur. Daha sonra gelişen olaylar sonucu asker kaçağı diye İstiklal mahkemesinde yargılanır ve berat eder.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

e-gazete E-GAZETE
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Kırşehir'in Güncel Haberleri